voy a bailar cada mañana

Archive for Nisan 2007

evren içinde evren yaratmak. işte bugünün asıl sorunu bu. evren içinde nasıl evren yaratılır, yaratılan bir minik evren, ana evrenden ayrı tutulmak için neyin içinde saklanmalıdır ve de saklama kabı parçalanırsa bebek evren, ana evreni yutar mı? gibi düşüncelere gark olmanız an meselesi, sayın okuyan! Yazının devamını oku »

Etiketler:

Silkmedeki ilk hakkında 115kg kaldıran millî halterci Aylin Daşdelen’in gözüne giren kameramanı buradan kınamak istiyorum. ne o öyle, “stalker” gibi bütün ‘bayan’ haltercilerin peşinden koşturmak, kendini tatarcık zannedip göze kaçmaya çalışmak filan? kendine gel, ey kameraman! ayıp canım! buna ek olarak arkada Linkin Park – numb çalıyor olması da ayrıca komik bir durumdu.

hâlbuki kameramanın tek derdi “ben buradayım, bakın bana, el sallayın, ananıza gardaşlarınıza öpücük yollayın, sevgi pötürcükleri olalım, hem bahar da geldi!” demekten ibaretti.

bu arada Marina Shainova’nın silkmedeki ilk hakkında 120 kiloyu kuş tüyü yastık kaldırır gibi kaldırmasının ardından ne desek boş.

not: TDK Güncel Türkçe Sözlük’te kameraman kelimesinin tanımına bakayım, dedim.

kameraman

isim, sinema, TV (***) Fransızca cameraman

Alıcı yönetmeni.

“bugün bir çöp atıp altı ay sonra bana geldiğinizde nereyi kazmanız gerektiğini gösterebilirim size.” dedi çöp adam. bir insan yepyeni bir süpürgeyi neden çöpe atsın ki? bu hiç mantıklı değil.

atlantik okyanusu’nun 25 km açığında bir ceset bulunursa; halılar ve duvarlarda kan lekelerine rastlanırsa teknenin cesetle bağlantısı kurulabilir. ancak amonyak dna kanıtlarını yok etmiş olabilir.

muhbirler, ele verdikleri insanlarla aynı odada oturmak istemezler. suya atılan cesetler, içleri gazla dolduktan sonra büyük ihtimalle yüzeye çıkar ya da kıyıya vururlar.

ve son olarak çöpten çıkan her halı, her ne kadar çeşitli kalıntı ve kokularla donanmış olsa da her zaman kanıt oluşturmaya yetmez. sorguya çekmek, cevapları öğrenmek anlamına gelmez. her zengin playboy sonuna dek öyle kalacak değildir.

çizgi filmlerdeki karakterler neden hep aynı günlük giysileri giyerler? insan sıkılmaz mı yahu? ben çizmekten sıkılırım, zavallı çizgi karakter nasıl sıkılmasın? Yazının devamını oku »

mavi ekran ve bekleme imleci ile geçen saatlerden sonra boş bir beyin ve beyin yükseltecinin kahrını çekerek betona çarpma hissiyle karşı karşıya kalmak, tüm bunların altında ezilmek ve kadere isyan etmek midir yaşamak?

hayır, efendim! olacak şey değil vallahi! bakınız, bahar da geldi.

atın yorganları, atın battaniyeleri, çıkarın ipekli gecelikleri…

alın elinize bir güzel soğuk içecek, yayılın çimlere; deniz, güneş vs. bakınız bir kaç saatliğine de olsa “yaşamak ne güzel!”

yatıyorum ben…

Had’canım!


hayatın anlamı, evet.


Viagra orgy leads to man's death *
Posted by David Pescovitz, February 27, 2009 2:09 PM

Serge Tuganov, 28, of Moscow, accepted a $4000+ bet from two women that he couldn't handle a 12-hour sex marathon with them. According to KTLA News, he won by downing a bottle of viagra. But right after the orgy, he died of a heart attack. No info on how many pills might in a "bottle." In fact, not much info in general. "Man Dies After 12 Hour Viagra Fueled Orgy" (Thanks, Derek Bledsoe!)


Jessemoya:
Well, of course he died. What else do you do with your life after you win a $4,000 bet by having sex with two women for 12 hours? Nothing! That's it, you're done. YOU WIN.

Bu da nesi?

dikkat!

 

ah, bu çünlük, hiçbir şey olmak ya da daha da kötüsü her şey olmak adına üzerine gereğinden fazla şey almıştır.


ne yazdıklarımın arkasından çekilirim ne de yazılanlara bel bağlayabilirim.. sabahın köründe karanlıklar içinden çıkıp kapıma dayanan adamların beynini patlatmak için bir silahım olsa ben de bebekler gibi uyurdum. tek dileğim, oyunun orta yerinde hata veren, yeniden başlayan nonoş bilgisayarıma organ nakli yapabilmek. üç kuruş kazanamazken üç kuruşumu almaya gelen kara adamlara haddini bildirme isteği ile dolup dolup taşarım.


takip ettiğim blogların birer birer yazmayı bırakmasını, ara vermesini üzerime almalı mıyım? ya da tadı tuzu kaçanlara "cık cık cık.. yakıştıramadım." mı demeliyim? her şey boş.. dağılın.. görecek bir şey kalmadı millet! ama yine de.. doktor, söyle bana: dudak parlatıcımı gece yatarken yastığımın altına koysam sabah kalktığımda dudaklarım daha dolgun olur mu? bu dudaklarla hırsıza bir tane koysam duvara yapışır, anasını babasını unutur mu? ha?


bir zamanlar özgün merhaba:


veee, hepinize elo melo sayın simciler ve de simcikler!


“boş boş boş” ve de “laf laf laf” görmek istiyorsanız doğru yerdesiniz. “ama ben burada yazılanları anlamıyorum.” diyenlere de şimdiden “uğurlar olsun.”


ayrıca, sûlsûl ve de tuuliaaa!

bir de buradan buyurun

Nisan 2007
P S Ç P C C P
    May »
 1
2345678
9101112131415
16171819202122
23242526272829
30  

dear stalker

takip etmek istersen..

ayrıca

rocassid [at]la ciimeyil nehrinin kıyısında dolaşmaya çıktı. burada hava güzel, gönlü ferah... uğrarsan orada olacak..

RSS “sizi kendime boğmak istiyorum” veya bir alt başlık olarak “polip’in intikamı”

  • Bir hata oluştu; besleme kapalı gibi görünüyor. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.

gezinenler var

  • 49,995 kere gezmişler

kedimi nasıl zehirliyorum..

en sevdiğim zehir üreticileri


en sevdiğim zehirler


bu aralar