voy a bailar cada mañana

Archive for Haziran 2007

efendim, bir çünlükçünün yapabileceği en büyük hatalardan birini yaparak bu çünlüğün ve belki de civar çünlüklerin görüp görebileceği en alıntılı, en uzun ve en boş yazıyı yazdım. sonuç aşağıda…

ama önce konumuzdan söz edelim, sayın okuyanım, değil mi? gılgamış destanı‘nı bilenleriniz bilir; bu gılgamış yaşamın sırrını arar, ölümsüz olmak ister vs. Yazının devamını oku »

Reklamlar

kızıl

hayatımın oyunu The Sims 2 ile arama giren nvidia loop error, machine check exception ve power saving mod tadındaki hıyar engelleri esefle kınıyorum!

ne var yani kendim yapamadığım her şeyi bu zavallı simciklere yaptırsam? hayatları üzerinde sonsuz denetim sahibi olsam? en özel anlarına kadar Yazının devamını oku »

She wanted to stop reading it- but she had nothing better to do!

Produced by AVERAGE PEOPLE who SEEM to think THEIR LIVES are INTERESTING. Filmed in THRILLING HTML-O-SCOPE with exciting new FONTS
the blog

şu blog işine girdiğimden beri hiç farkında olmadığım -tabii işin dışındayken farkında olmak biraz zor- pek çok şey öğrendim ve büyük ihtimalle de öğrenmeye devam edeceğim. sadece blog dünyası ile öğrendiklerimi anlattığım bir blog açsam yeridir yani.

hayatının sadece 12-14 yaşlarını kapsayan döneminde günlük olayına giren ve yıllar sonra o günlüğü her okuduğunda sadece saçmalık, aptallık ve mutsuzluk gören, en sonunda da o günlüğü -hatıra matıra demeden- en küçük parçasına kadar özenle yok eden bir insan olarak blog olayına hep küçümseyici bakmışımdır. “biri neden hayatındaki zırvalıkların dökümünü çıkarmak üstüne bir de bunu milyonlarla paylaşmak istesin ki?” gerçek, herhangi bir sayfanın milyonlara ulaşma ihtimali ne kadar zor olsa da böyle bir ihtimalin her zaman olduğudur. Yazının devamını oku »

hey hey

benimle aynı hastalığı paylaşmadıkları için insanlara kızabilir miyim? sıkıldığında çok konuşan ve saldırganlaşan bir insan olmamı katlanılmaz bulmalarına kızabilir miyim? ya da beklentilerini gerçekleştirmediğimde içerlemelerine? her şeyi denetlemeye uğraşmamın onları çileden çıkarmasını küçümseyici gözlerle izlemeye hakkım var mı? Yazının devamını oku »

kedi

bazen düşünüyorum… evet, şaşırdın değil mi, sevgili okuyanım? ben ve düşünmek? ne saçma şey! aslında bütün çocukluğum ve gençliğim gereğinden fazla düşünmekle geçti. öyle şeyler düşünmeye başlamıştım ki artık insanlarla aynı dili konuşamadığım sanrılarına gark olmuştum. Yazının devamını oku »

bir iki gün önce yanılmıyorsan bir önceki yazımda belirttiğim film arama çalışmalarım sırasında olsa gerek, 1980 yılından beri deri kanserinin en öldürücü tipi olan malin melanomaya (malign melanoma, malin melanom) yakalanmış bir kadının 14 senelik mücadelesini anlatan bir yazıya rastladım. Yazının devamını oku »

movie night

zaman zaman çocukluğumda izlemiş olduğum ve bir şekilde beynime geçiş yapmış rahatsız edici imgelerle dolu filmler gelir aklıma. işin kötü yanı, bu filmlerin adlarını hatırlayamıyor olmam; sadece belirli sahneler aklımda kalmış. sonra kafayı kırıp imdb yolunu tutuyor ve aklımda kalan imgelere dayanarak anahtar kelimeler arasında filmi bulmaya uğraşıyorum. Yazının devamını oku »


hayatın anlamı, evet.


Viagra orgy leads to man's death *
Posted by David Pescovitz, February 27, 2009 2:09 PM

Serge Tuganov, 28, of Moscow, accepted a $4000+ bet from two women that he couldn't handle a 12-hour sex marathon with them. According to KTLA News, he won by downing a bottle of viagra. But right after the orgy, he died of a heart attack. No info on how many pills might in a "bottle." In fact, not much info in general. "Man Dies After 12 Hour Viagra Fueled Orgy" (Thanks, Derek Bledsoe!)


Jessemoya:
Well, of course he died. What else do you do with your life after you win a $4,000 bet by having sex with two women for 12 hours? Nothing! That's it, you're done. YOU WIN.

Bu da nesi?

dikkat!

 

ah, bu çünlük, hiçbir şey olmak ya da daha da kötüsü her şey olmak adına üzerine gereğinden fazla şey almıştır.


ne yazdıklarımın arkasından çekilirim ne de yazılanlara bel bağlayabilirim.. sabahın köründe karanlıklar içinden çıkıp kapıma dayanan adamların beynini patlatmak için bir silahım olsa ben de bebekler gibi uyurdum. tek dileğim, oyunun orta yerinde hata veren, yeniden başlayan nonoş bilgisayarıma organ nakli yapabilmek. üç kuruş kazanamazken üç kuruşumu almaya gelen kara adamlara haddini bildirme isteği ile dolup dolup taşarım.


takip ettiğim blogların birer birer yazmayı bırakmasını, ara vermesini üzerime almalı mıyım? ya da tadı tuzu kaçanlara "cık cık cık.. yakıştıramadım." mı demeliyim? her şey boş.. dağılın.. görecek bir şey kalmadı millet! ama yine de.. doktor, söyle bana: dudak parlatıcımı gece yatarken yastığımın altına koysam sabah kalktığımda dudaklarım daha dolgun olur mu? bu dudaklarla hırsıza bir tane koysam duvara yapışır, anasını babasını unutur mu? ha?


bir zamanlar özgün merhaba:


veee, hepinize elo melo sayın simciler ve de simcikler!


“boş boş boş” ve de “laf laf laf” görmek istiyorsanız doğru yerdesiniz. “ama ben burada yazılanları anlamıyorum.” diyenlere de şimdiden “uğurlar olsun.”


ayrıca, sûlsûl ve de tuuliaaa!

bir de buradan buyurun

Haziran 2007
P S Ç P C C P
« May   Tem »
 123
45678910
11121314151617
18192021222324
252627282930  

dear stalker

takip etmek istersen..

ayrıca

rocassid [at]la ciimeyil nehrinin kıyısında dolaşmaya çıktı. burada hava güzel, gönlü ferah... uğrarsan orada olacak..

gezinenler var

  • 50,995 kere gezmişler

kedimi nasıl zehirliyorum..

en sevdiğim zehir üreticileri


en sevdiğim zehirler


bu aralar