voy a bailar cada mañana

malin melanoma

Posted on: Haziran 10, 2007 Pazar

bir iki gün önce yanılmıyorsan bir önceki yazımda belirttiğim film arama çalışmalarım sırasında olsa gerek, 1980 yılından beri deri kanserinin en öldürücü tipi olan malin melanomaya (malign melanoma, malin melanom) yakalanmış bir kadının 14 senelik mücadelesini anlatan bir yazıya rastladım.

mayo mankeni olarak çalışan genç kadın, hastalığı 3. safhasına kadar ilerleyene dek fark edememiş. 14 yıl boyunca çeşitli tedavi yöntemlerini denerken kanser her seferinde başka bir yerinde kendini göstermeye devam etmiş: önce sol kolunda serçe parmağınının tırnağı büyüklüğünde, bir yere değdiğinde kanayacak kadar hassas bir ben çıkıyor; buna karşın aile doktoru önemli bir şey olmadığını söylüyor.

bir buçuk yıl sonra ben, jinekolojisti tarafından şans eseri fark edilene kadar da onu uzun kollu giysilerin altında saklıyor. bir cerraha yönlendirilen kadın 26 yaşında malin melanomaya yakalandığını öğreniyor. cerrahlar, derinin alt tabakalarına kadar yayılmış olan kanserli bölgeyi alabilmek için kolundan büyük bir parça deri ve kas alıyorlar ve kadını kanserin tekrarlayabileceğine dair uyarıyorlar.

debora shemesh 1994

yıllar geçiyor, kadın evleniyor, doğuruyor ve boşanıyor ancak, bir onkolojiste gidip test yaptırmıyor. 1987’de bir gün kan kusmaya başlıyor. midesinin büyük bir bölümü ve yemek borusunun alt kısmı ameliyatla alınıyor. sonraki yıllarda kanserin pankreasında, yumurtalıklarında, döl yatağı borusunda, kemiklerinde ve beyninde tekrar tekrar ortaya çıkmasına ve ona fazla yaşamazsın diyen doktorlara inat “yaşamak istiyorum!” diyor.

okuduğum uzun yazıda, kadının iç gıcıklayıcı öyküsü 1994 yılında bitiyor. ondan sonraki yıllarda ne olduğuna dair bir bilgi bulabilmek adına ve artık ölmüştür, diyerek google’da kadının adını arattım: Deborah Shemesh

deborah shemesh 2005kadın 2007’ye kadar yaşamakla kalmamış bir de chakramana takma adını almış ve kendi öyküsünü anlattığı, insanlara kendi içlerindeki gücü dışarı çıkarmalarını ve sağlıklı yaşamalarını öğütlediği bir site açmış. ve de son derece sağlıklı görünüyor. nereden nereye, sayın okuyanlarım. hayretler içerisindeyim.

son zamanlarda etrafımda kansere yakalanmış çok fazla kadın olduğunu düşünüyorum ve bu beni rahatsız ediyor. kanser yalnızca hastalar için değil sevenleri içinde de son derece yıpratıcı, acımasız bir hastalık. özellikle güneş ışınlarının gitgide daha da zararlı olmaya başladığı şu zamanlarda korunmadan güneşlenmeyin, demekte fayda var.

6 Yanıt to "malin melanoma"

kendi kendine yorum yapan bir hıyar olmaya devam ediyor ve kimse çıkıp da “ne ontolojisti dangalak, onkolojist olacak o! öğren de gel!” dememiş diye serzenişte bulunuyorum. ancak kadının var olmaktaki başarısı da bir ontolojist tarafından incelenebilir tabii.
kıvır kıvır…

malin megalomani diye de bir tanı olsun. mesaj kaygılı olsun bu. liderler dünyamızı nasıl skip atıyor diye serzenişler olsun. esas biz o liderlerden olamadık diye üzülelim. jet set junta dinleyelim gezelim.

liderlerin skip skip bitiremediği güzelim dünya kaynakları, malin megalomaninin pençesinde inim inim inlerken insanlar malin melanomaya yakalanmış çok mu? değil mi ya? asıl biz bu kaynaklardan neden yararlanamıyoruz? yoksa gözümüz mü aç? kişisel mutluluk mu kitlesel mutluluk mu?

vs. vs. vs.

I am happy receiving emils from those of you, whether wishing to share
your personal stories or commenting on my own journey. At this time,
I must insist that each of us maintains seeking answers to our many questions
and concerns. We must review our diets, our re-actions, our thoughts,
our information and decide we are doing everything possible to maintain
and sustain the best quality of life. Your quality of life is important for finding
the healing memory of health. Your cells remember what it feels like to feel
good – restore the memory and watch your health returen. I find that deep breathing has helped my conditioned re-active past behavior and that breathing while counting
to seven in my minds eye insures that the breath is permeating each cell,
vessel, and liquid in my body. I hope you continue to listen to your body’s
language, whether in thought or physiology – your body is intellegent, let it
guide you into the limitless power of your spirit and watch your health return.
We are not the limitations of our physical body – be still in the memory of health.

bu da günün en ilginç olayı olsa gerek.. keklendim mi yoksa hayat böyle bir şey mi? ikisi de güzel.

malign melanoma yı ararken bu yazıyı gördüm.Çok hızlı gelişen bir kanser türü…Ne kadar erken farkına varılırsa o kadar iyi…tekrarlaması beklenir.Çok acı bir hastalık allah kimseye vermesin.Sonuçta hastalandıktan sonrada liderin dünyanın vs herhalde çok bi önemi kalmıyordur.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

hayatın anlamı, evet.


Viagra orgy leads to man's death *
Posted by David Pescovitz, February 27, 2009 2:09 PM

Serge Tuganov, 28, of Moscow, accepted a $4000+ bet from two women that he couldn't handle a 12-hour sex marathon with them. According to KTLA News, he won by downing a bottle of viagra. But right after the orgy, he died of a heart attack. No info on how many pills might in a "bottle." In fact, not much info in general. "Man Dies After 12 Hour Viagra Fueled Orgy" (Thanks, Derek Bledsoe!)


Jessemoya:
Well, of course he died. What else do you do with your life after you win a $4,000 bet by having sex with two women for 12 hours? Nothing! That's it, you're done. YOU WIN.

Bu da nesi?

dikkat!

 

ah, bu çünlük, hiçbir şey olmak ya da daha da kötüsü her şey olmak adına üzerine gereğinden fazla şey almıştır.


ne yazdıklarımın arkasından çekilirim ne de yazılanlara bel bağlayabilirim.. sabahın köründe karanlıklar içinden çıkıp kapıma dayanan adamların beynini patlatmak için bir silahım olsa ben de bebekler gibi uyurdum. tek dileğim, oyunun orta yerinde hata veren, yeniden başlayan nonoş bilgisayarıma organ nakli yapabilmek. üç kuruş kazanamazken üç kuruşumu almaya gelen kara adamlara haddini bildirme isteği ile dolup dolup taşarım.


takip ettiğim blogların birer birer yazmayı bırakmasını, ara vermesini üzerime almalı mıyım? ya da tadı tuzu kaçanlara "cık cık cık.. yakıştıramadım." mı demeliyim? her şey boş.. dağılın.. görecek bir şey kalmadı millet! ama yine de.. doktor, söyle bana: dudak parlatıcımı gece yatarken yastığımın altına koysam sabah kalktığımda dudaklarım daha dolgun olur mu? bu dudaklarla hırsıza bir tane koysam duvara yapışır, anasını babasını unutur mu? ha?


bir zamanlar özgün merhaba:


veee, hepinize elo melo sayın simciler ve de simcikler!


“boş boş boş” ve de “laf laf laf” görmek istiyorsanız doğru yerdesiniz. “ama ben burada yazılanları anlamıyorum.” diyenlere de şimdiden “uğurlar olsun.”


ayrıca, sûlsûl ve de tuuliaaa!

bir de buradan buyurun

Haziran 2007
P S Ç P C C P
« May   Tem »
 123
45678910
11121314151617
18192021222324
252627282930  

dear stalker

takip etmek istersen..

ayrıca

rocassid [at]la ciimeyil nehrinin kıyısında dolaşmaya çıktı. burada hava güzel, gönlü ferah... uğrarsan orada olacak..

RSS “sizi kendime boğmak istiyorum” veya bir alt başlık olarak “polip’in intikamı”

  • Bir hata oluştu; besleme kapalı gibi görünüyor. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.

gezinenler var

  • 48,544 kere gezmişler

kedimi nasıl zehirliyorum..

en sevdiğim zehir üreticileri


en sevdiğim zehirler


bu aralar

%d blogcu bunu beğendi: