voy a bailar cada mañana

blogumun blogu

Posted on: Haziran 15, 2007 Cuma

She wanted to stop reading it- but she had nothing better to do!

Produced by AVERAGE PEOPLE who SEEM to think THEIR LIVES are INTERESTING. Filmed in THRILLING HTML-O-SCOPE with exciting new FONTS
the blog

şu blog işine girdiğimden beri hiç farkında olmadığım -tabii işin dışındayken farkında olmak biraz zor- pek çok şey öğrendim ve büyük ihtimalle de öğrenmeye devam edeceğim. sadece blog dünyası ile öğrendiklerimi anlattığım bir blog açsam yeridir yani.

hayatının sadece 12-14 yaşlarını kapsayan döneminde günlük olayına giren ve yıllar sonra o günlüğü her okuduğunda sadece saçmalık, aptallık ve mutsuzluk gören, en sonunda da o günlüğü -hatıra matıra demeden- en küçük parçasına kadar özenle yok eden bir insan olarak blog olayına hep küçümseyici bakmışımdır. “biri neden hayatındaki zırvalıkların dökümünü çıkarmak üstüne bir de bunu milyonlarla paylaşmak istesin ki?” gerçek, herhangi bir sayfanın milyonlara ulaşma ihtimali ne kadar zor olsa da böyle bir ihtimalin her zaman olduğudur.

belki de doğru soru şu olmalı: “biri neden benim kişisel zırvalıklarımı okumak istesin ki?” aslında cevap basit.. hepimiz bir şekilde dünyamızı genişletmeye uğraşıyoruz. internet bu anlamda büyük bir aşama, klişe tabiriyle dünya elinizin altında. tek yapmanız gereken bağlanmak. dünyada bizim gibi düşünen, yaşayan, benzer zevkleri paylaşan insanların olduğuna inanmak zorundayız. çünkü her ne kadar ailemiz ve arkadaşlarımızı sevsek de hiçbirimiz, içimize düşen o “ait olma” saplantısına karşı kayıtsız kalamayız.

içimizdeki hayvan çağırıyor: “sürüyü toplayın lan artık, işimiz gücümüz var!” diyor. evet, öğrendik ki insan ada mada değil, arkadaş! sürü lazım… öğrendik ki bütün başarılı yaşam biçimleri sürülerden oluşmakta. bu insan sürüleriyle ilgili başka bir yazı var kafamda ama onu karıştırmadan ben neler öğrenmişim onları yazayım da rahatlayayım.

öğrendim ki blog ünlüsü, blog irisi, blog alası ve hatta blog kardeşliği varmış. öğrendim ki blog yazıları resimsiz, fotoğrafsız olmuyormuş, sıkıcı oluyormuş, okunmuyormuş. yahu yazı, resimli de yazı resimsiz de yazı.. ilginç.

ayrıca öğrendim ki yorum yazmak yazı yazmaktan daha zormuş: “aa ne güzel yazmışsın sen öyle!” “ah, canım çok haklısın gerçekten…” ya da “ne bileyim yaz işte bir şeyler yorum olsun yeter” dedirten o duygularla başetmek de kolay değilmiş. :D

aslen weblog kelimesinden bozuma uğratılan blog kelimesi hiçbir yeriyle türkçeye uymayarak beni deli ediyor, gözüme batıyor. şunu türkçeleştirsek buloğ desek ya da ‘çevrimiçi günlük’ten çünlük desek? evet, saçmalıyorum. ama zaten bu blogun amacı da bu idi: saçmalamak…

“bana duygusal saçmalarla değil düşünsel saçmalarla gelin!” dedi blogcu…

6 Yanıt to "blogumun blogu"

ahh tuulia bu yolda öyle şeyler göreceksin ki ağız tadıyla saçmalatmayacaklar mesela..yazdığın yorumlar yanlış anlaşılacak. insanlar anlamsız, kaba tepkiler verecek hatta bir gün öyle bir şey yazacaksın ki diğer bir blogır seni mahkemeye vermekle tehdit edip çığırtkan blogcuları protestoya davet edecek… neler neler..sonuçta da sen çareyi blogu kapatmak da bulacaksın…hayatına bir çizik daha atarak. bu da zor…
ama hayat güzel, dünya güzel..insanlar dışarı :)))

:) içimi aydınlattın be passive sağ ol :)) şaka bir yana yaşam içinde karşılaştığımız insanlar ne yazık ki internette de mevcut.. bu durumda eve kapanıp “ben idealimi yaşayacağım ulan!” demenin bir anlamı yok sanırım. en iyisi bırakayım bu ayakları da hayata atılayım :P zaten bu blogun ömründen de şüpheliyim ya.. girdik bir yola alnımız ak çıksak bari..

hedef saçmalamaksa hatta saçmalarken hedefi bile unutmaksa gerisi teferruattır. ciddiyet felan :)

ben de bunu derim işte, ya yorumlarda birisi “e bize ne?” derse, yerin dibine geçmez miyiz? allahım sen koru.

“e bize ne” diyemez, kanunen yasak(inanmazsanız bakın(bloglar alemi kanunu olarak bilinen 3454. sayılı yasanın 17. bendi).

ayrıca niye bu kadar küçük bu font, bu harfler. gözler 2,75, seçemiyoruz.

ya bu yorum fontlarını ben ayarlayamıyorum sanırım. wordpress sağ olsun önceden tasarlanmış temalar veriyor bize seçmece.. hiçbiri mükemmel değil ne yazık ki.. çünlük tutmak da zor iş valla..

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

hayatın anlamı, evet.


Viagra orgy leads to man's death *
Posted by David Pescovitz, February 27, 2009 2:09 PM

Serge Tuganov, 28, of Moscow, accepted a $4000+ bet from two women that he couldn't handle a 12-hour sex marathon with them. According to KTLA News, he won by downing a bottle of viagra. But right after the orgy, he died of a heart attack. No info on how many pills might in a "bottle." In fact, not much info in general. "Man Dies After 12 Hour Viagra Fueled Orgy" (Thanks, Derek Bledsoe!)


Jessemoya:
Well, of course he died. What else do you do with your life after you win a $4,000 bet by having sex with two women for 12 hours? Nothing! That's it, you're done. YOU WIN.

Bu da nesi?

dikkat!

 

ah, bu çünlük, hiçbir şey olmak ya da daha da kötüsü her şey olmak adına üzerine gereğinden fazla şey almıştır.


ne yazdıklarımın arkasından çekilirim ne de yazılanlara bel bağlayabilirim.. sabahın köründe karanlıklar içinden çıkıp kapıma dayanan adamların beynini patlatmak için bir silahım olsa ben de bebekler gibi uyurdum. tek dileğim, oyunun orta yerinde hata veren, yeniden başlayan nonoş bilgisayarıma organ nakli yapabilmek. üç kuruş kazanamazken üç kuruşumu almaya gelen kara adamlara haddini bildirme isteği ile dolup dolup taşarım.


takip ettiğim blogların birer birer yazmayı bırakmasını, ara vermesini üzerime almalı mıyım? ya da tadı tuzu kaçanlara "cık cık cık.. yakıştıramadım." mı demeliyim? her şey boş.. dağılın.. görecek bir şey kalmadı millet! ama yine de.. doktor, söyle bana: dudak parlatıcımı gece yatarken yastığımın altına koysam sabah kalktığımda dudaklarım daha dolgun olur mu? bu dudaklarla hırsıza bir tane koysam duvara yapışır, anasını babasını unutur mu? ha?


bir zamanlar özgün merhaba:


veee, hepinize elo melo sayın simciler ve de simcikler!


“boş boş boş” ve de “laf laf laf” görmek istiyorsanız doğru yerdesiniz. “ama ben burada yazılanları anlamıyorum.” diyenlere de şimdiden “uğurlar olsun.”


ayrıca, sûlsûl ve de tuuliaaa!

bir de buradan buyurun

Haziran 2007
P S Ç P C C P
« May   Tem »
 123
45678910
11121314151617
18192021222324
252627282930  

dear stalker

takip etmek istersen..

ayrıca

rocassid [at]la ciimeyil nehrinin kıyısında dolaşmaya çıktı. burada hava güzel, gönlü ferah... uğrarsan orada olacak..

RSS “sizi kendime boğmak istiyorum” veya bir alt başlık olarak “polip’in intikamı”

  • Bir hata oluştu; besleme kapalı gibi görünüyor. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.

gezinenler var

  • 48,563 kere gezmişler

kedimi nasıl zehirliyorum..

en sevdiğim zehir üreticileri


en sevdiğim zehirler


bu aralar

%d blogcu bunu beğendi: