voy a bailar cada mañana

ben küstüm. oynamıyorum işte..

Posted on: Ağustos 3, 2007 Cuma

sevgili wordpress, güvenlik nedeniyle safyamıza flash mp3 oynatıcı gömmemize izin vermiyor. ancak parayı bastırırsanız kendinize özel hede hödöleriniz içine çeşitli plugin atabiliyormuşsunuz falan filan.. neyse böyle bir wordpress blogunda gördüm, özendim. ne işime yarayacaksa. ama insan bazen istiyor işte, buyrun dinleyin, demek..

yine sevgili wordpress, benim gibi parasız zavallıları da düşünmüş ve odeo.com hizmetinden yararlanabilmemizi sağlamış. sağ olsunlar. ben de orada böyle bir chanson buldum. dinleyip duruyorum. yalnız oynatıcı tipi pek bir uyuz; hiç chic değil.*

*aradım, taradım, bulamadım ama boş boş dolanırken karşıma çıktı notu: ulan ne hayırsız okuyanlarsınız be! biriniz de çıkıp “oraya köşeli parantez içinde audio=mp3 dosyasının adresi yazacaksın”, dememiş. wordpress yetkilileri de sağ olsunlar gizlemişler resmen. 1pixelout‘un güzel flash oynatıcısı varken odeo neymiş yahu! gerçekten küskünüm artı kırgınım.. ühüü..

evet, gündelik kıroluğumu da yaptım, rahatladım. şimdi asıl konuya gelelim zira rezaletin kendisi yukarıdaki mesele değil, efendim.. anadolu yakasında oturun oturmayın, pek çoğunuz caddebostan sahilinin nimetlerinden haberdarsınızdır. migros’tan içi içki ve ıvır zıvır dolu torbalarla çıkılır, çimlere güzelce yayılır ve keyif yapılır. mini golf olsun, uçurtma olsun, kicky bag olsun, kavga dövüş olsun ve hatta yakartop, istop olsun türlü türlü etkinliklerin tadı çıkarılır ya da izlenir. yani hayat pek bir güzeldir caddebostan’da.

caddebostan’dan çıkılır ve her şey normale döner. bu arada yolu sahilden suadiye tarafına düşenlerin de bildiği gibi gece gece içkili içkili spor aletleri üzerinde tepinmek pek bir eğlencelidir. yoldan geçen herkes görünmez ama hissedilir bir isteğin, dürtünün, kokunun eliyle bu açık hava spor merkezine doğru çekilir. o aletten bu alete geçilir. tepinilir, eğlenilir sonra da yola düşülür.

yine böyle bir gecede arkadaşımla aletlerin üzerinde tepinme hevesi içinde yürürüyorduk. ama aletlerin yerinde yeller esiyordu. kaçırdık mı? geçtik mi? derken acı gerçeği anladık. kaldırılmışlar. nasıl olur? böylesi yararlı bir hizmet nasıl son bulur? ne olur biri çıksın ve bana “yok ya, daha dün tepindim üzerlerinde.” desin.

tamam, her şeyin bir ömrü var. en sevdiğimiz giysinin bile bir gün yaşlanıp ölebileceğini biliyoruz artık. ama bu aletler daha yepyeniydi yahu! kimin ne şikayeti olabilirdi ki? ya da millet söküp evine mi götürmeye çalıştı, bel çevirgecini mesela?

sonuç olarak, küskünüm, kırgınım, sayın okuyan. değmeyin saldırırım.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

hayatın anlamı, evet.


Viagra orgy leads to man's death *
Posted by David Pescovitz, February 27, 2009 2:09 PM

Serge Tuganov, 28, of Moscow, accepted a $4000+ bet from two women that he couldn't handle a 12-hour sex marathon with them. According to KTLA News, he won by downing a bottle of viagra. But right after the orgy, he died of a heart attack. No info on how many pills might in a "bottle." In fact, not much info in general. "Man Dies After 12 Hour Viagra Fueled Orgy" (Thanks, Derek Bledsoe!)


Jessemoya:
Well, of course he died. What else do you do with your life after you win a $4,000 bet by having sex with two women for 12 hours? Nothing! That's it, you're done. YOU WIN.

Bu da nesi?

dikkat!

 

ah, bu çünlük, hiçbir şey olmak ya da daha da kötüsü her şey olmak adına üzerine gereğinden fazla şey almıştır.


ne yazdıklarımın arkasından çekilirim ne de yazılanlara bel bağlayabilirim.. sabahın köründe karanlıklar içinden çıkıp kapıma dayanan adamların beynini patlatmak için bir silahım olsa ben de bebekler gibi uyurdum. tek dileğim, oyunun orta yerinde hata veren, yeniden başlayan nonoş bilgisayarıma organ nakli yapabilmek. üç kuruş kazanamazken üç kuruşumu almaya gelen kara adamlara haddini bildirme isteği ile dolup dolup taşarım.


takip ettiğim blogların birer birer yazmayı bırakmasını, ara vermesini üzerime almalı mıyım? ya da tadı tuzu kaçanlara "cık cık cık.. yakıştıramadım." mı demeliyim? her şey boş.. dağılın.. görecek bir şey kalmadı millet! ama yine de.. doktor, söyle bana: dudak parlatıcımı gece yatarken yastığımın altına koysam sabah kalktığımda dudaklarım daha dolgun olur mu? bu dudaklarla hırsıza bir tane koysam duvara yapışır, anasını babasını unutur mu? ha?


bir zamanlar özgün merhaba:


veee, hepinize elo melo sayın simciler ve de simcikler!


“boş boş boş” ve de “laf laf laf” görmek istiyorsanız doğru yerdesiniz. “ama ben burada yazılanları anlamıyorum.” diyenlere de şimdiden “uğurlar olsun.”


ayrıca, sûlsûl ve de tuuliaaa!

bir de buradan buyurun

Ağustos 2007
P S Ç P C C P
« Tem   Eyl »
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728293031  

dear stalker

takip etmek istersen..

ayrıca

rocassid [at]la ciimeyil nehrinin kıyısında dolaşmaya çıktı. burada hava güzel, gönlü ferah... uğrarsan orada olacak..

RSS “sizi kendime boğmak istiyorum” veya bir alt başlık olarak “polip’in intikamı”

  • Bir hata oluştu; besleme kapalı gibi görünüyor. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.

gezinenler var

  • 48,563 kere gezmişler

kedimi nasıl zehirliyorum..

en sevdiğim zehir üreticileri


en sevdiğim zehirler


bu aralar

%d blogcu bunu beğendi: