voy a bailar cada mañana

her yıl mayıs ayı: çıplak mavi tur zamanı…

Posted on: Ağustos 10, 2007 Cuma

giyinmek ne kadar anlamsız bir şey.. sabah kalktığında ne giyeceğine karar verebilmek için dolabın önüne çömüp kara kara düşünen dişi kılıklı varlıklar vardır mesela. er kılıklı varlıkların böyle bir sorunu var mı bilemem.. ama iş hayatında az çok hepimiz şık olmak zorundayız. sabah yetişeceğim bir yer varsa geceden ne giyeceğimi kafamda tasarlarım; her normal insanın da böyle yaptığına eminim. yoksa sabah sabah dolap karşısında aval aval ayılmayı beklemek, iş öncesi katlanılacak bir travma olmasa gerek.. katlanılası bir travma, en fazla her gün farklı bir giysi giyme ve mümkün mertebe şık olma zorunluluğu olsa gerek. bu işi, bir de giysi seçmedeki kararsızlık anı ile gereğinden fazla uzatmaya ve daha katlanılmaz bir hâle sokmaya gerek var mı?

ama şaşmaz bir aymazlıkla her sabah bu travmayı kendine yaşatan insanlar mevcut.. beni ne ilgilendirir, tabii. bana ne ki? ben kendi işime baksam olmaz mı? olur. zaten giyinmekle ilgili bir dizi olumsuz örnek, neden, amaç, hede vs. sayabilirim; sayabilmek amacındayım.

bir sürü şey yazdım ve çok sıkıcı olduğuna karar verdim. bu yüzden konuyu değiştireceğim. bugün aylar önce ilk yarısını izlediğim bir filmin kalanını izledim. sonunda çocuk, kızı kaptı; kız da çocuğu. aşk, güzel şey tabii. filmlerde olunca daha da bir güzel.

nefret ettiğim kitapları bile sonuna kadar okuma huyum var benim. hastalıklıyım. eskiden filmlere de aynısını yapardım; artık hiç kasmıyorum. filmlerin sonlarını da sevmiyorum. herkes afili bitiriş peşinde.. bırak bitsin işte. ne kasıyorsun? bir de ilk bir iki bölümüne şöyle bir bakıp “eeh, sıktın!” deyip bırakttığım ama arada “o koca bende olacaktı var ya..” diye eklemeden edemediğim dizi müsveddesi ghost whisperer‘ın tekrarlarına bakıyorum ara sıra. eskisi kadar rahatsız etmediğini fark ettim. bilgisayar başında güzel gidiyor. o koca da olmasa o kulaklar izlenmez bence.

böylesi basit, sığ ve pis bir yorumdan sonra buraya ne yazsam kurtarmaz bence.. ama yüzsüzce yazmaya devam edeceğim. nasıl olsa okuyan yok. gerçekten söylemek istediğim bir şey de yok. bu yüzden saçmalıyorum. aslında giyinmenin ne kadar anlamsız bir şey olduğunu söylemek istemiştim. bir yerden karşıma türk nüdist ve naturistler grubu‘nun bağlantısı çıkıverdi. bir heyecanla neymiş bakalım, deyip tıkladım. gördüğümü beğenmedim. yapım aşamasındaymış… ne kadar süreyle merak ettim.

TheFreeDictionary‘ye bile girmişler ama siteleri hâlâ yapım aşamasında.. hâlbuki ben de pekâlâ mavi tur ile çıplak yüzmek isteyebilirdim. üstelik hepimiz davetliymişiz. iki sene sonrasında hâlâ davetli miyiz bilemem. zaten param yok. zaten mayıs geçti. zaten gazete, dergi okumam; haber izlemem.

şu yarısını bugün izlediğim filmi izlerken aklıma geldi: ben hiç çıplak yüzmedim. gece yüzdüm ama hiç çıplak yüzmedim. böyle bir şansı ne zaman yakalayabilir ki insan? yakaladığı zaman bırakabilir mi? herkes festivale gidiyor. festivaller hiç bitmiyor. bence gençlik ciddi bir sıkıntı içinde.. daha ucuz eğlenebilmeli insan..

bir de bir ara deprasyona girip duran insanlar vardı.. “ay ben de deprasyona girmişim. sabah nasıl zor kalktım yataktan, yani öldüm öldüm dirildim.” yüzsüzlüğe bak. hem yataktan kalkmışsın hem de laf arası bundan güle oynaya bahsedebiliyorsun. ne güzel. benim de deprasyonlarım böyle bir gelsin, bir gitsin; kuş gibi, tüy gibi. hatta bu geliş gidişlerin arasında top oynayalım, şarap içelim, çimlere yayalım. kaldırır bence bu deprasyon bunu. başka bir şey olsa kaldırmazdı. ama koskoca deprasyon, kaldırır.

bu ebeler gümeci şahane yazıyı bitirmeden önce, öyle her gördüğünüz deprasyona girmemenizi salık veriyorum, değerli okuyan. eğer canınızı sıktıysam deprasyona gireyim, cıbıl cıbıl yüzmek nasip olmasın. amin.

ay ay ay notu: gost fispırağ başlamış, kocacım kaza yapmış! olamaz! izlemem ben artık bu diziyi.

2 Yanıt to "her yıl mayıs ayı: çıplak mavi tur zamanı…"

gerçekten de ebeler gümeci olmuş yazı. ama iyi olmuş.. :)

ah, efendim, bilseniz bende daha ne soytarılıklar var.. kısmet olursa her birini saçacağım bu çünlüğün güzide yerlerine.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

hayatın anlamı, evet.


Viagra orgy leads to man's death *
Posted by David Pescovitz, February 27, 2009 2:09 PM

Serge Tuganov, 28, of Moscow, accepted a $4000+ bet from two women that he couldn't handle a 12-hour sex marathon with them. According to KTLA News, he won by downing a bottle of viagra. But right after the orgy, he died of a heart attack. No info on how many pills might in a "bottle." In fact, not much info in general. "Man Dies After 12 Hour Viagra Fueled Orgy" (Thanks, Derek Bledsoe!)


Jessemoya:
Well, of course he died. What else do you do with your life after you win a $4,000 bet by having sex with two women for 12 hours? Nothing! That's it, you're done. YOU WIN.

Bu da nesi?

dikkat!

 

ah, bu çünlük, hiçbir şey olmak ya da daha da kötüsü her şey olmak adına üzerine gereğinden fazla şey almıştır.


ne yazdıklarımın arkasından çekilirim ne de yazılanlara bel bağlayabilirim.. sabahın köründe karanlıklar içinden çıkıp kapıma dayanan adamların beynini patlatmak için bir silahım olsa ben de bebekler gibi uyurdum. tek dileğim, oyunun orta yerinde hata veren, yeniden başlayan nonoş bilgisayarıma organ nakli yapabilmek. üç kuruş kazanamazken üç kuruşumu almaya gelen kara adamlara haddini bildirme isteği ile dolup dolup taşarım.


takip ettiğim blogların birer birer yazmayı bırakmasını, ara vermesini üzerime almalı mıyım? ya da tadı tuzu kaçanlara "cık cık cık.. yakıştıramadım." mı demeliyim? her şey boş.. dağılın.. görecek bir şey kalmadı millet! ama yine de.. doktor, söyle bana: dudak parlatıcımı gece yatarken yastığımın altına koysam sabah kalktığımda dudaklarım daha dolgun olur mu? bu dudaklarla hırsıza bir tane koysam duvara yapışır, anasını babasını unutur mu? ha?


bir zamanlar özgün merhaba:


veee, hepinize elo melo sayın simciler ve de simcikler!


“boş boş boş” ve de “laf laf laf” görmek istiyorsanız doğru yerdesiniz. “ama ben burada yazılanları anlamıyorum.” diyenlere de şimdiden “uğurlar olsun.”


ayrıca, sûlsûl ve de tuuliaaa!

bir de buradan buyurun

Ağustos 2007
P S Ç P C C P
« Tem   Eyl »
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728293031  

dear stalker

takip etmek istersen..

ayrıca

rocassid [at]la ciimeyil nehrinin kıyısında dolaşmaya çıktı. burada hava güzel, gönlü ferah... uğrarsan orada olacak..

RSS “sizi kendime boğmak istiyorum” veya bir alt başlık olarak “polip’in intikamı”

  • Bir hata oluştu; besleme kapalı gibi görünüyor. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.

gezinenler var

  • 48,563 kere gezmişler

kedimi nasıl zehirliyorum..

en sevdiğim zehir üreticileri


en sevdiğim zehirler


bu aralar

%d blogcu bunu beğendi: