voy a bailar cada mañana

mükemmel insan ne yapar?

Posted on: Ağustos 23, 2007 Perşembe

adı charlie idi.. hantaldı ya da gaddar.. büyük, sarı bir kafası, kocaman omuzları vardı. o filmi izlediğim için mi o rüyayı gördüm yoksa filmi izlemeden önce rüyayı görmüş müydüm? onu neden unuttum? sonsuz düzlük… ben sende hiç yürümedim, avlanmadım, uyumadım.. beni diri diri yemediler ya da derimi yüzmediler… şanslı mıyım? şımarık mıyım?

yaşadığım heyecanın gerçekliği nasıl açıklanabilir? nefesi duymak, kıskacı hissetmek ve gözünü açmak.. bu sıcakta insanın beyni pişmiş yumurtaya dönüyor. sırtlan kraliçe, avını öldürmeden, sıcak sıcak yemeyi seviyor. akbabalar, yatılı okulda haylazlık ve pişkinlik yapıyorlar.

çocukken yaşıtım kızlarla oynadığımız apartman önünde bizden yaşça çoook büyük olan ablaların evlerinden çıkıp, çarşıya inişlerine, komşu mahallelerde gezmeye gidişlerine tanık olurduk. bir tanesi beni her gördüğünde “n’aber nik?” “bak bakayım bana, nik.” gibi şeyler söylerdi. bana neden böyle dediğini bilemezdim, bir gün daha fazla dayanamayıp -evet, şimdi siz daha fazla dayanamayıp lafını duyunca sanıyorsunuzdur ki ablanın karşısına geçtim, ellerimi de belime koyup “bana neden böyle söylüyorsun?” diye sordum. ama hayır, sevgili okuyan, yanıldınız.- koşarak anneanneme gittim. “bir abla var aşağıda, bana ‘nik’ diyor sürekli.” diye kırgın kırgın anlattım. hemen özenle tuttuğu sözlük defterlerinden birini açtı. nik neymiş bakalım, parmağını ‘n’ harfiyle başlayan kelimeler üzerinde kaydırmaya başladı, durdu. nik: güzel, hoş.

farsçaymış. “sana güzel diyor işte ne diye üzülüyorsun?” diye sordu anneanneciğim. söyleyecek şey bulamadım tabii. sanıyorum ki kimse beni sevmez, beğenmez. küçük, salak bir çocuğum. güzellik nedir bilmem.

o değil de… sürüngenlerle başlayan yolculuğun uçan sürüngenlere, oradan kuşlara ve en sonunda insana ulaşması ve mükemmel insanın doğumu: hey mükemmel insan! yıldızın nerede? neden güzel şeyler hep tuvalette ya da bilgisayarı kapatıp yatağıma uzandığımda gelir aklıma? çünkü mükemmel insan, kendini akışa bırakabilendir. tuvalette ıkınmak yalnızca basura neden olur.. beyinsel basur ise çok daha katlanılmaz sonuçlar doğurabilir falan filan. neyse bırakalım bu mükemmel insanı. onun yerine biz kozmik bireye yoğunlaşalım. çünkü “birey gerçekten kozmiktir.” ve “hiçbir kız bu kadar zeki olamaz.” ayrıca “diskonun karekökü, bir mekân dolusu şekerlemedir.” 1

bu aralar çok entel dantelim; felaket sanatsal etkileşimler peşinde kendimi avutuyorum. ilgili filmler: det perfekte menneske, de fem benspænd, Sky Monsters1 evet, söyleyeceklerim bu kadar. görüşmek üzere, hayalî okuyan.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

hayatın anlamı, evet.


Viagra orgy leads to man's death *
Posted by David Pescovitz, February 27, 2009 2:09 PM

Serge Tuganov, 28, of Moscow, accepted a $4000+ bet from two women that he couldn't handle a 12-hour sex marathon with them. According to KTLA News, he won by downing a bottle of viagra. But right after the orgy, he died of a heart attack. No info on how many pills might in a "bottle." In fact, not much info in general. "Man Dies After 12 Hour Viagra Fueled Orgy" (Thanks, Derek Bledsoe!)


Jessemoya:
Well, of course he died. What else do you do with your life after you win a $4,000 bet by having sex with two women for 12 hours? Nothing! That's it, you're done. YOU WIN.

Bu da nesi?

dikkat!

 

ah, bu çünlük, hiçbir şey olmak ya da daha da kötüsü her şey olmak adına üzerine gereğinden fazla şey almıştır.


ne yazdıklarımın arkasından çekilirim ne de yazılanlara bel bağlayabilirim.. sabahın köründe karanlıklar içinden çıkıp kapıma dayanan adamların beynini patlatmak için bir silahım olsa ben de bebekler gibi uyurdum. tek dileğim, oyunun orta yerinde hata veren, yeniden başlayan nonoş bilgisayarıma organ nakli yapabilmek. üç kuruş kazanamazken üç kuruşumu almaya gelen kara adamlara haddini bildirme isteği ile dolup dolup taşarım.


takip ettiğim blogların birer birer yazmayı bırakmasını, ara vermesini üzerime almalı mıyım? ya da tadı tuzu kaçanlara "cık cık cık.. yakıştıramadım." mı demeliyim? her şey boş.. dağılın.. görecek bir şey kalmadı millet! ama yine de.. doktor, söyle bana: dudak parlatıcımı gece yatarken yastığımın altına koysam sabah kalktığımda dudaklarım daha dolgun olur mu? bu dudaklarla hırsıza bir tane koysam duvara yapışır, anasını babasını unutur mu? ha?


bir zamanlar özgün merhaba:


veee, hepinize elo melo sayın simciler ve de simcikler!


“boş boş boş” ve de “laf laf laf” görmek istiyorsanız doğru yerdesiniz. “ama ben burada yazılanları anlamıyorum.” diyenlere de şimdiden “uğurlar olsun.”


ayrıca, sûlsûl ve de tuuliaaa!

bir de buradan buyurun

Ağustos 2007
P S Ç P C C P
« Tem   Eyl »
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728293031  

dear stalker

takip etmek istersen..

ayrıca

rocassid [at]la ciimeyil nehrinin kıyısında dolaşmaya çıktı. burada hava güzel, gönlü ferah... uğrarsan orada olacak..

RSS “sizi kendime boğmak istiyorum” veya bir alt başlık olarak “polip’in intikamı”

  • Bir hata oluştu; besleme kapalı gibi görünüyor. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.

gezinenler var

  • 48,563 kere gezmişler

kedimi nasıl zehirliyorum..

en sevdiğim zehir üreticileri


en sevdiğim zehirler


bu aralar

%d blogcu bunu beğendi: