voy a bailar cada mañana

strange what love does

Posted on: Ağustos 27, 2007 Pazartesi

inland empire. geçenlerde izledim. hatırlıyorum da çocukken tüm itirazlara, yasaklamalara karşın bir yolunu bulur twin peaks izlerdim. zavallı laura palmer‘ın başına gelenlere hepimiz çok üzülmüştük; yazıktı, gencecikti.. ah, ama o special agent dale cooper yok muydu? bırakınız laura ölsündü, efendim.. bize ajan cooper hayli hayli yeterdi. hele o muzip audrey‘nin cazibesi ve donna‘nın las vegas‘ta başına geleceklerden habersiz masumiyeti..

aman ne diyorum ben? ha, evet, inland empire diyordum. david lynch sineması üzerine anlamsız uzunlukta ve zırvalıkta bir yazı yazmaya hiç niyetim yok. zira kendisinin anlaşılmak gibi bir derdi olmadığına gönülden inanıyorum. ama beni rahatsız eden bir şey var. lynch beni şu ana dek hiç hayal kırıklığına uğratmamıştı. şüphesiz ki onun hakkında herkesin söyleyecek iyi ya da kötü bir iki bir şeyi vardır. ama beni asıl rahatsız eden, bu sefer o büyüyü hissedemeyişimdi. ne karakterlerde ne öyküde ne karmaşada ne de görsel anlamda o büyüyü yakalayamadım. uykum geldi, sıkıldım, uf ne zaman bitecek, diye diye habire izleme çubuğuna baktım.

bu satırdan itibaren filmi henüz izlememiş ve izlemeyi düşünen okuyan, okumayı bırakabilir; diğerleri devam.. filmden sıkılmam, filmin içindeki film çekme sahneleriyle başladı.. evet, o sahneler gerekliydi.. ama ben özel nedenlerden dolayı film piyasasının gerçeklerine katlanamıyorum ve filmleri cennetten düşen şekerlemeler olarak düşünmeyi tercih ediyorum. “ama zaten amaç, bu piyasanın çirkinliğini göstermeeek!” diyecek olan sevgili okuyana da sevgiler, saygılar..

derdim, ay ne kötü film, öğğğ, demek değil. bana ne ki? adam istediğini yapmış. ben asıl sıkıntı içinde geçirdiğim saatlerime yanarım.. bir de laura dern, bu filme co-producer olurken ne düşünüyordu acaba, diye merak ettim filmin sonunda. yani nasıl bir şey bekliyordu? çıkan sonuçtan memnun kaldı mı? falan filan. oyununa diyecek yok tabii. neyse sonuç olarak, sıkıldım ve bu sıkıntımı ancak ghost whisperer denen o zırva dizinin en zırva bölümlerinden birini izleyerek giderebildim. kocam da yine pek seksiydi doğrusu..

ha, bu arada filmi bir de arkadaş gözetiminde yeniden izlemeyi düşünüyorum.. aslında düşünüyoruz.. eğer rabbits izlerken eğlendiğimiz kadar eğlenemezsek gerçekten bir sorun var demektir. ah, tabii.. yine gevezelik edip asıl anlatmak istediğim şeyi kaçırmışım. filmden bana kalan tek şey, ghost of love ve içinde geçen o cümlecik:

***

Mia aioniotita kai mia mera yani sonsuzluk ve bir gün.. hayat, gerçekten ama gerçekten çok garip… bu filmin adını ilk duyduğumda bana o kadar çok şey ifade etmişti ki izlemeye korkmuştum. büyüsü bozulur diye asla cesaret edemedim, hep erteledim.. ve her duyduğumda o hüzün/parıltı, huzur/yalnızlık karmaşasını yaşamaya devam ettim..

sonra birgün, yani bu pazar günü business channel‘i açtım. bir film başlamış: yazılar yeni geçiyor; harika bir müzik.. ekranın sağ alt köşesine bakıyorum; eternity and a day diyor. artık kaçamam, vakit geldi, diye düşünüyorum. üstelik yeni kalkmışım, tembelim, neşesizim, her şey bok. yapacak daha iyi bir şeyim yok.

bu filme dair hislerimi buraya yazmayacağım. hepsini kendime saklayacağım. ama hayat, gerçekten çok garip ve gittikçe de garipleşiyor.. aslında eskiden olsa bunu daha soğukkanlı karşılardım.. ama dengesini yitirmiş biri olarak, iç sesimle yeni yeni barışmaya başladım ve benimle yeniden konuşmasını bekliyorum. dargınlığının çabuk geçmesini diliyorum.. o ise garip yollarla benimle konuşuyor.. hayat bir garip..

2 Yanıt to "strange what love does"

iş güç meselelerine fazla dalınca lynch’in yeni filminden hiç haberim olamamış. içimde bir his bu filmi de mulholland dr. gibi lost highway gibi seveceğimi söylüyor -wild at heart’ı da sevmiştim ama o farklıydı; gerçek dünyada geçiyordu-. umarım kadıköy’deki korsan dvd’cilerde bulurum.

umarım hayal kırıklığına uğramazsın. ama bu film mulholland ya da lost highway’in ve hatta straight story’nin yanından bile geçemez.. o kadar baydım.

artık izleyince izlenimlerini yazarsın.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

hayatın anlamı, evet.


Viagra orgy leads to man's death *
Posted by David Pescovitz, February 27, 2009 2:09 PM

Serge Tuganov, 28, of Moscow, accepted a $4000+ bet from two women that he couldn't handle a 12-hour sex marathon with them. According to KTLA News, he won by downing a bottle of viagra. But right after the orgy, he died of a heart attack. No info on how many pills might in a "bottle." In fact, not much info in general. "Man Dies After 12 Hour Viagra Fueled Orgy" (Thanks, Derek Bledsoe!)


Jessemoya:
Well, of course he died. What else do you do with your life after you win a $4,000 bet by having sex with two women for 12 hours? Nothing! That's it, you're done. YOU WIN.

Bu da nesi?

dikkat!

 

ah, bu çünlük, hiçbir şey olmak ya da daha da kötüsü her şey olmak adına üzerine gereğinden fazla şey almıştır.


ne yazdıklarımın arkasından çekilirim ne de yazılanlara bel bağlayabilirim.. sabahın köründe karanlıklar içinden çıkıp kapıma dayanan adamların beynini patlatmak için bir silahım olsa ben de bebekler gibi uyurdum. tek dileğim, oyunun orta yerinde hata veren, yeniden başlayan nonoş bilgisayarıma organ nakli yapabilmek. üç kuruş kazanamazken üç kuruşumu almaya gelen kara adamlara haddini bildirme isteği ile dolup dolup taşarım.


takip ettiğim blogların birer birer yazmayı bırakmasını, ara vermesini üzerime almalı mıyım? ya da tadı tuzu kaçanlara "cık cık cık.. yakıştıramadım." mı demeliyim? her şey boş.. dağılın.. görecek bir şey kalmadı millet! ama yine de.. doktor, söyle bana: dudak parlatıcımı gece yatarken yastığımın altına koysam sabah kalktığımda dudaklarım daha dolgun olur mu? bu dudaklarla hırsıza bir tane koysam duvara yapışır, anasını babasını unutur mu? ha?


bir zamanlar özgün merhaba:


veee, hepinize elo melo sayın simciler ve de simcikler!


“boş boş boş” ve de “laf laf laf” görmek istiyorsanız doğru yerdesiniz. “ama ben burada yazılanları anlamıyorum.” diyenlere de şimdiden “uğurlar olsun.”


ayrıca, sûlsûl ve de tuuliaaa!

bir de buradan buyurun

Ağustos 2007
P S Ç P C C P
« Tem   Eyl »
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728293031  

dear stalker

takip etmek istersen..

ayrıca

rocassid [at]la ciimeyil nehrinin kıyısında dolaşmaya çıktı. burada hava güzel, gönlü ferah... uğrarsan orada olacak..

RSS “sizi kendime boğmak istiyorum” veya bir alt başlık olarak “polip’in intikamı”

  • Bir hata oluştu; besleme kapalı gibi görünüyor. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.

gezinenler var

  • 48,544 kere gezmişler

kedimi nasıl zehirliyorum..

en sevdiğim zehir üreticileri


en sevdiğim zehirler


bu aralar

%d blogcu bunu beğendi: