voy a bailar cada mañana

eski yazılar 3

Posted on: Ekim 3, 2007 Çarşamba

sahibine asla ulaşmayacak aşk mektupları düşündürüyor beni. mesela bu mektup elden ele gezdi ve bana ulaştı. ama sahibine değil. ben bu mektubu unuttum. meğer yıllar sonra eski defterleri karıştırırken bu da neymiş böyle, diyerek yeniden ilk defa okuyacakmışım.

garip. gerçekten garip. kimin yazdığını tahmin edebiliyorum. birgün olur da bunu okursan “aa, bunu ben yazdım ulan!” der misin acaba? :)

– o –

sleeping pills yine bitti. sigara yine bitti. ben yine bittim. sen yine bitmedin. artık bir şeyleri kaybetmekten korkmuyorum. kaybedecek hiçbir şey kalmadı. tüm algıları kanattın. kelebek kanatlarım arkasında saklanıyorum şimdi. göz makyajları ve tuvalet aynaları. senin karşında geçirdiğim çaresiz boş zamanlar. küfreden bir kalp. tahta bebekler kırıldı uykularında. ben de göz kapaklarımı diktim kirpiklerimle. sigara küllerine gömdüm tüm arzuları ama rüzgârı durduramadım.

“öteki yok. diğer yok. başka yok. yalnız tek var. bir de bunun farkında olmak var. anlayabildiğini sanmıyorum. nefese ihtiyacı olan bir ölü çaresizliğinde seni bekliyordum. ama dün yine de hole dinleyerek seviştim biriyle. her ‘someday you will ache like i ache‘te acıyla zevki aynı anda yaşadım. bunlar seni hiç ilgilendirmese de anlatıyorum hem de bağırarak bir balığın ağzından. yoruldum ama bırakmadım. çünkü hep biraz kırıntı kaldı karnımı doyuracak kadar. acı bitmiyor. acı değişiyor. eğer unutabileceğimi düşünüyorsan, unuttum kendimi.

“küçük çocuklarım vardı benim. hepsi birbirinin katiliydi. ve hepimiz öğrendik yer altında küçük kurtlarla yaşamayı. kör, sağır, dilsiz ve bir şeylere mahkûm. kelimeler yeterli olmayınca parmaklarımı kesmeyi denedim. hüznün saydamlığı her insanın görebileceği incelikte değildi. ben de hepsini yırttım. deriyi kazıdım. hiçkimse bir sebep gösteremedi olanlara. yargılar basit kelimeler değildir. ses olarak çıkarlar ama benim aklımda birer bıçak izi olarak kalırlar. kendi kendime çektirdiğim işkenceye kendi gücüm yetmiyor.

“evet, işte şimdi başlıyor. eğlenmeye gidiyoruz. silahlarımızı hazırladık. kıyafetlerimizi giydik. bütün pilotlar hazır. siktir git güneş. ışığa ihtiyacımız yok. ayakkabılarımız yeteri kadar güzel gözüküyor. tricky de overcome‘ı söylüyor. unuttuğumuz bir şey var mı? sanırım light kısa marlboro bitmiş. olsun alkol çok fazla boğazımı yakıyor. sanırım sesimi kaybediyorum. sanırım göz altlarımdaki çukurlar göz yaşlarıyla doluyor. sanırım ıslağım. sanırım uçaklar düşüyor. pilotlar çok hasta. saat on iki. her zamanki gibi bir gece. ama neden ben her gece eve karnımdaki ölü bebeğimle dönüyorum?”

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

hayatın anlamı, evet.


Viagra orgy leads to man's death *
Posted by David Pescovitz, February 27, 2009 2:09 PM

Serge Tuganov, 28, of Moscow, accepted a $4000+ bet from two women that he couldn't handle a 12-hour sex marathon with them. According to KTLA News, he won by downing a bottle of viagra. But right after the orgy, he died of a heart attack. No info on how many pills might in a "bottle." In fact, not much info in general. "Man Dies After 12 Hour Viagra Fueled Orgy" (Thanks, Derek Bledsoe!)


Jessemoya:
Well, of course he died. What else do you do with your life after you win a $4,000 bet by having sex with two women for 12 hours? Nothing! That's it, you're done. YOU WIN.

Bu da nesi?

dikkat!

 

ah, bu çünlük, hiçbir şey olmak ya da daha da kötüsü her şey olmak adına üzerine gereğinden fazla şey almıştır.


ne yazdıklarımın arkasından çekilirim ne de yazılanlara bel bağlayabilirim.. sabahın köründe karanlıklar içinden çıkıp kapıma dayanan adamların beynini patlatmak için bir silahım olsa ben de bebekler gibi uyurdum. tek dileğim, oyunun orta yerinde hata veren, yeniden başlayan nonoş bilgisayarıma organ nakli yapabilmek. üç kuruş kazanamazken üç kuruşumu almaya gelen kara adamlara haddini bildirme isteği ile dolup dolup taşarım.


takip ettiğim blogların birer birer yazmayı bırakmasını, ara vermesini üzerime almalı mıyım? ya da tadı tuzu kaçanlara "cık cık cık.. yakıştıramadım." mı demeliyim? her şey boş.. dağılın.. görecek bir şey kalmadı millet! ama yine de.. doktor, söyle bana: dudak parlatıcımı gece yatarken yastığımın altına koysam sabah kalktığımda dudaklarım daha dolgun olur mu? bu dudaklarla hırsıza bir tane koysam duvara yapışır, anasını babasını unutur mu? ha?


bir zamanlar özgün merhaba:


veee, hepinize elo melo sayın simciler ve de simcikler!


“boş boş boş” ve de “laf laf laf” görmek istiyorsanız doğru yerdesiniz. “ama ben burada yazılanları anlamıyorum.” diyenlere de şimdiden “uğurlar olsun.”


ayrıca, sûlsûl ve de tuuliaaa!

bir de buradan buyurun

Ekim 2007
P S Ç P C C P
« Eyl   Kas »
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
293031  

dear stalker

takip etmek istersen..

ayrıca

rocassid [at]la ciimeyil nehrinin kıyısında dolaşmaya çıktı. burada hava güzel, gönlü ferah... uğrarsan orada olacak..

RSS “sizi kendime boğmak istiyorum” veya bir alt başlık olarak “polip’in intikamı”

  • Bir hata oluştu; besleme kapalı gibi görünüyor. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.

gezinenler var

  • 48,563 kere gezmişler

kedimi nasıl zehirliyorum..

en sevdiğim zehir üreticileri


en sevdiğim zehirler


bu aralar

%d blogcu bunu beğendi: