voy a bailar cada mañana

bana ingrid de..

Posted on: Ekim 16, 2007 Salı

acayip yazasım var. evden çıkasım, karlar arasında amaçsızca dolanasım var. sonra kaybolasım, dönüş yolunu hiç bulamayasım var. tıpkı rüyalarımdaki gibi. tek eksik, kar. ama olsun yine de havanın soğukluğu eskişehir’i aratmıyormuş. hayat, pek güzel. insanlar, pek şeker. ailemize iki yeni üye katıldı. beni hâlâ okuyan biri kaldı mı merak ediyorum. çünkü bu çünlüğü açtığımda “voy” demiştim. ama ülküme hâlâ ulaşabilmiş değilim.

yatarak bu iş olur sandım. ne de olsa kalkmak için önce yatmak gerekiyordu. yata yata karpuz kıvamına geldim. bu karpuz yere düşse epey bir saçılır, içini boşaltır. ama öyle yatıyor işte hâlâ. ey, uzaktaki dost! paranoyalarıma seni de dahil ettiğim için üzülsem mi, hiç karşılaşamayabileceğimiz için kırılsam mı yoksa hepsini boş verip dolabı açıp bir bira mı kapsam karar veremiyorum. bira, göbek yapar. bu karpuz, yatmaktan da, geldi mi gitmek bilmeyen göbekten de sıkıldı artık.

insan otuz yaşına gelmeden orta yaş krizine girer mi? dns ayarları benimle alay etmeye başladı. bunda tt bıdı bıdının eli kolu var gibi geldi. başlarım, dedim. privoxy, dedim, operaTor, dedim. dedim de dedim. sen de bana ingrid de.. ing is beautiful.

bereket tanrısının hayatıma tezahürü böyle olsun, dedim. belki zaman içinde dişe dokunur, kavuğunu doldurur civcivler, bıldırcanlar çıkagelir bir yerlerden. neler diyorum? dedim bile. demekle de kalmadım o ruh hâline büründüm anında. bu kadar zırvalık yeter! peki, ama sen yine de bana ingrid de.. tamam mı?

“how i met your mother” derken ne demek istediğini çok geç anladım ben.. biraz safım. biraz da ilgisiz. bu ilgisizlik beni pek çok şeyden mahrum bıraktı, evet. belki de ettiğimi buldum. öyle bir bulmuş olmalıyım ki artık edecek hâlim kalmadı gibi geliyor. hâlbuki o dolce & gabbana‘nın light blue kayığında olacaktım ki bir şeyciğim kalmazdı, öyle değil mi? ama işte öyle parfüm sürünmeyle olmuyor bu işler. ne kadar da yabancıyım.. oysaki hepimizin soyadı aynıydı.

şu siklonun ortasındaki göz ben olayım. ayrıca sormak istiyorum: ke ne zaman ka oldu? bugün size fransa’dan ulaşıyorum. önüme konan bütün engellere rağmen. ne hoş, ne güzel. bakalım diğer günler kısmetimize nereler çıkacak? hep güney kore’yi ya da tayvan’ı görmek istemişimdir. nordrhein-westfalen‘den sevgiler.

Etiketler: , ,

2 Yanıt to "bana ingrid de.."

umm ingrid güzel..peki bergman da getirelim mi devaamında :)

ah, :) arkasından gelebilecekleri kim bilebilir ki?

hem bereket tanrısını arkama almışken ne gelirse gelsin, desem yeridir. hatta bir tane ingmar gelse fena olmaz..

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

hayatın anlamı, evet.


Viagra orgy leads to man's death *
Posted by David Pescovitz, February 27, 2009 2:09 PM

Serge Tuganov, 28, of Moscow, accepted a $4000+ bet from two women that he couldn't handle a 12-hour sex marathon with them. According to KTLA News, he won by downing a bottle of viagra. But right after the orgy, he died of a heart attack. No info on how many pills might in a "bottle." In fact, not much info in general. "Man Dies After 12 Hour Viagra Fueled Orgy" (Thanks, Derek Bledsoe!)


Jessemoya:
Well, of course he died. What else do you do with your life after you win a $4,000 bet by having sex with two women for 12 hours? Nothing! That's it, you're done. YOU WIN.

Bu da nesi?

dikkat!

 

ah, bu çünlük, hiçbir şey olmak ya da daha da kötüsü her şey olmak adına üzerine gereğinden fazla şey almıştır.


ne yazdıklarımın arkasından çekilirim ne de yazılanlara bel bağlayabilirim.. sabahın köründe karanlıklar içinden çıkıp kapıma dayanan adamların beynini patlatmak için bir silahım olsa ben de bebekler gibi uyurdum. tek dileğim, oyunun orta yerinde hata veren, yeniden başlayan nonoş bilgisayarıma organ nakli yapabilmek. üç kuruş kazanamazken üç kuruşumu almaya gelen kara adamlara haddini bildirme isteği ile dolup dolup taşarım.


takip ettiğim blogların birer birer yazmayı bırakmasını, ara vermesini üzerime almalı mıyım? ya da tadı tuzu kaçanlara "cık cık cık.. yakıştıramadım." mı demeliyim? her şey boş.. dağılın.. görecek bir şey kalmadı millet! ama yine de.. doktor, söyle bana: dudak parlatıcımı gece yatarken yastığımın altına koysam sabah kalktığımda dudaklarım daha dolgun olur mu? bu dudaklarla hırsıza bir tane koysam duvara yapışır, anasını babasını unutur mu? ha?


bir zamanlar özgün merhaba:


veee, hepinize elo melo sayın simciler ve de simcikler!


“boş boş boş” ve de “laf laf laf” görmek istiyorsanız doğru yerdesiniz. “ama ben burada yazılanları anlamıyorum.” diyenlere de şimdiden “uğurlar olsun.”


ayrıca, sûlsûl ve de tuuliaaa!

bir de buradan buyurun

Ekim 2007
P S Ç P C C P
« Eyl   Kas »
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
293031  

dear stalker

takip etmek istersen..

ayrıca

rocassid [at]la ciimeyil nehrinin kıyısında dolaşmaya çıktı. burada hava güzel, gönlü ferah... uğrarsan orada olacak..

RSS “sizi kendime boğmak istiyorum” veya bir alt başlık olarak “polip’in intikamı”

  • Bir hata oluştu; besleme kapalı gibi görünüyor. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.

gezinenler var

  • 48,563 kere gezmişler

kedimi nasıl zehirliyorum..

en sevdiğim zehir üreticileri


en sevdiğim zehirler


bu aralar

%d blogcu bunu beğendi: