voy a bailar cada mañana

“geçmiş grotesk bir hayvandır.”

Posted on: Ocak 30, 2008 Çarşamba

hayatım boyunca gösterişi hiç sevemedim. ne kola takılan altın bilezikler ne arkadaşlara gösterilen tek taş nişan yüzüğü, ne 500 kişilik düğün kutlamaları ne özel okula giden gürbüz çocuklar.. yemekleri de diğer her şey gibi bu bakış açısıyla değerlendiren ben, yemeğe duyduğum doymak bilmez açlığıma rağmen bazısıyla asla barışamadım. bunlardan biri aşuredir.

aşurenin hiçbir şeyini sevmem. ne kokusunu, ne tadını, ne o gösterişli karmaşasını ne de komşulara dağıtma telaşı ve de gururunu.. bana göre güzel bir tatlı, en fazla limonlu peykek kadar gösterşli olmalıdır: kremasının üste çıkan ağır tadı, tüm o limon sadeliğinin altında yatan ihtişamı ortaya çıkarır. falan filan. limonlu gazoz da böyledir. ama aşure?

aşure bana göre kürklere, mücevherlere, her daim yapılı saçlara ve abartılı makyaja sahip bir kadın gibi.. kendini bu kadar öne çıkarmaya, göğsünü bu kadar germeye, cicilerini gözler önüne bu kadar sermeye ne gerek var? bir de peykeke bakın, sessiz atın tekmesi gerçekten de pek hatta peykek olurmuş.. tabii bunlar sadece benim hissiyatım.

gözü dönmüş aşure aşıkları tarafından saldırıya uğramadan önce son sözümü söylemek isterim: aşureni de al git buradan! hadi yürü.. günün birinde biri kapımı çalacak elinde aşureyle ve ben açıp “ah, çok teşekkür ederim. ama ben aşure sevmem.” diyeceğim. kadın cin çarpmışa dönecek. nedir bu aşure aşkı anlamadım ki.

4 Yanıt to "“geçmiş grotesk bir hayvandır.”"

aşure orta yaşlı dört çocuklu kollarına gerdanına bilezikleri, beşibiryerdeleri takıştırmış gösterişli bir kadından çok daha masum bir şeyleri çağrıştırıyor benim için. gösterişli, sonradan görme bir kadına benzeterek haksızlık ettiğini düşünmedin mi?;)

yazıyı okuyup hele fotoğrafı görünce aşure sevdiğimi hatırladım. komşularının getirdiği aşure kaselerini bana yönlendirebilirsin tereddüt etmeden.

heh heh, hiç düşünmedim vallahi, aşure hakkındaki hissiyatım sabittir. :) kendisine çok şans verdim. ama midesi de sade olan bir insanım.. (bunu diyip de baharatı bol çin yemeklerini hapur hupur yiyen bir insanım aynı zamanda.)

fotoğrafı özellikle seçtim.. çakallık edip kötü yapılmış bir aşurenin fotosunu da koyabilirdim ama ilahî adalete inanıyorum, kimsenin hakkını yemem; aşurenin bile ;)

not: aşurenin masumiyeti çocukluktan kalma bir şey olsa gerek diye düşünüyorum, anselmo bey, yanılıyor muyum? :)

kazandibinin, sütlaçın, mahalle bakkalından alınmış bir dilim ekmek kadayıfının, külah dondurmanın ya da sokak satıcısından alınan halka tatlının masumiyeti nereden geliyorsa aşurenin masumiyeti de oradan geliyor;)

-bi tatlı yiyesim geldi ki sorma;)

çok zararlı bir yazıymış bu şimdi fark ettim :D ne şans ki aşure sevmem..

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

hayatın anlamı, evet.


Viagra orgy leads to man's death *
Posted by David Pescovitz, February 27, 2009 2:09 PM

Serge Tuganov, 28, of Moscow, accepted a $4000+ bet from two women that he couldn't handle a 12-hour sex marathon with them. According to KTLA News, he won by downing a bottle of viagra. But right after the orgy, he died of a heart attack. No info on how many pills might in a "bottle." In fact, not much info in general. "Man Dies After 12 Hour Viagra Fueled Orgy" (Thanks, Derek Bledsoe!)


Jessemoya:
Well, of course he died. What else do you do with your life after you win a $4,000 bet by having sex with two women for 12 hours? Nothing! That's it, you're done. YOU WIN.

Bu da nesi?

dikkat!

 

ah, bu çünlük, hiçbir şey olmak ya da daha da kötüsü her şey olmak adına üzerine gereğinden fazla şey almıştır.


ne yazdıklarımın arkasından çekilirim ne de yazılanlara bel bağlayabilirim.. sabahın köründe karanlıklar içinden çıkıp kapıma dayanan adamların beynini patlatmak için bir silahım olsa ben de bebekler gibi uyurdum. tek dileğim, oyunun orta yerinde hata veren, yeniden başlayan nonoş bilgisayarıma organ nakli yapabilmek. üç kuruş kazanamazken üç kuruşumu almaya gelen kara adamlara haddini bildirme isteği ile dolup dolup taşarım.


takip ettiğim blogların birer birer yazmayı bırakmasını, ara vermesini üzerime almalı mıyım? ya da tadı tuzu kaçanlara "cık cık cık.. yakıştıramadım." mı demeliyim? her şey boş.. dağılın.. görecek bir şey kalmadı millet! ama yine de.. doktor, söyle bana: dudak parlatıcımı gece yatarken yastığımın altına koysam sabah kalktığımda dudaklarım daha dolgun olur mu? bu dudaklarla hırsıza bir tane koysam duvara yapışır, anasını babasını unutur mu? ha?


bir zamanlar özgün merhaba:


veee, hepinize elo melo sayın simciler ve de simcikler!


“boş boş boş” ve de “laf laf laf” görmek istiyorsanız doğru yerdesiniz. “ama ben burada yazılanları anlamıyorum.” diyenlere de şimdiden “uğurlar olsun.”


ayrıca, sûlsûl ve de tuuliaaa!

bir de buradan buyurun

Ocak 2008
P S Ç P C C P
« Ara   Şub »
 123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031  

dear stalker

takip etmek istersen..

ayrıca

rocassid [at]la ciimeyil nehrinin kıyısında dolaşmaya çıktı. burada hava güzel, gönlü ferah... uğrarsan orada olacak..

RSS “sizi kendime boğmak istiyorum” veya bir alt başlık olarak “polip’in intikamı”

  • Bir hata oluştu; besleme kapalı gibi görünüyor. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.

gezinenler var

  • 48,544 kere gezmişler

kedimi nasıl zehirliyorum..

en sevdiğim zehir üreticileri


en sevdiğim zehirler


bu aralar

%d blogcu bunu beğendi: