voy a bailar cada mañana

emasculation of the soul

Posted on: Şubat 3, 2008 Pazar

genç kız annesine bağırır: “babamı hadım ettiğin gibi beni de hadım etmene izin vermeyeceğim!” annenin cevabı: “git, bir sözlük al.” işte gerçek hayat da bu kadar gülünç, sevgili çünlük. belki dizilerdeki kadar klişe değil ama yine de küçük beyaz örtülerin altında sessizce kıpraşan minik görünmez hayvanlar gibi.. işte o his.. yaşam böyle bir şey, sevgisiz çünlük.

rahatsızım. yaptığım ve yapamadığım onlarca şeyi düşünerek kendimi harap etmenin ne anlamı var ki? mutsuzluk bir seçim olabilir mi? hatta bir kaçış?

“SCIENTISTS have created a beating heart in the laboratory in a breakthrough that could allow doctors one day to make a range of organs for transplant almost from scratch. …[x]

doktor, bana yeni bir kalp yetiştir. doktor, bana yeni uzuvlar yetiştir. doktor, kimyasallarımı yeniden doldur. insan vücudunda fiziksel acıyı hissetmekten muaf olan tek yer beyin mi acaba? eğer biri canlı canlı beynini keserse bunu hissedemeyecek olman garip ve hatta komik değil mi? açık beyin ameliyatında şarkı söylemek ya da bankta uyuklarken şiir okumak.. audrey, ben hiç şiir bilmem. şiir denince benim aklıma din kitapları gelir.

sevgili ruhum, beynimdeki kimyasallar da en az senin kadar tutarsız.. ve hatta maddeci bir bakış açısıyla ikisinin aynı şey olduğu söylenebilir. nerede benim ankam? nerede hwoarang?

şubat ayının ilk 10 günü içerisinde üç sevdiğimi dünyanın üç bir yanına yolluyorum. biri amerika’ya, biri avrupa’ya biri de asya’ya gidiyor. ne garip. gitmeyi bu kadar çok isterken hâlâ oturuyor olmak.. “ne yazık ki gençleşmiyorsun; çok geç olmadan bir yerden başlamalı. ben 1,5 yıl hiç para almadan çalıştım. bunu yapabilecek gücün var mı?” diyor bana. ben romantik miyim? kevin, ne diyor? “I’ll just keep growing younger with you. and you’ll grow younger too.”

“geleceğini düşünmelisin. para kazanmalısın.” hâlbuki hiçbir şey yapmadan da yaşanabileceğinin açık bir kanıtıyım ben. peki neden bu kadar kolsuz-bacaksız hissediyorum? bir kariyerim olsa kendimi daha mı güçlü hissedeceğim? daha mı hayat dolu olacağım? yanılsamalarımıza tersten bile sarılma becerisine sahibiz ne yazık ki..

gitmek istediğim yerlerin dökümünü çıkarsam yaşama karşı bir adım atmış olur muyum? ama şöyle dediğinizi duyar gibiyim: “bırak liste çıkarmayı da sen önce yataktan çıkmayı başar..” evet, çok acımasızsınız, sayın çünlük.. hâlbuki ben de bilirdim tekken‘de toz attırmayı..

kendime not: “zamanın harap edemeyeceği bir abide yapmak” için hâlâ istekli misin? diyor ki “october is eternal.” ya diğerleri? “november is topaz or citrine.” “december is a dark narcissus.” “january is an open door.” “february is a leap.” “march is loud.” “april is a burning diamond.” “may is a wondrous tale.” “june is shared by the twins and the crab.” “july is the consort of the goddess.” “august is only fair in the desert.” “and yet september is the coolest.”

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

hayatın anlamı, evet.


Viagra orgy leads to man's death *
Posted by David Pescovitz, February 27, 2009 2:09 PM

Serge Tuganov, 28, of Moscow, accepted a $4000+ bet from two women that he couldn't handle a 12-hour sex marathon with them. According to KTLA News, he won by downing a bottle of viagra. But right after the orgy, he died of a heart attack. No info on how many pills might in a "bottle." In fact, not much info in general. "Man Dies After 12 Hour Viagra Fueled Orgy" (Thanks, Derek Bledsoe!)


Jessemoya:
Well, of course he died. What else do you do with your life after you win a $4,000 bet by having sex with two women for 12 hours? Nothing! That's it, you're done. YOU WIN.

Bu da nesi?

dikkat!

 

ah, bu çünlük, hiçbir şey olmak ya da daha da kötüsü her şey olmak adına üzerine gereğinden fazla şey almıştır.


ne yazdıklarımın arkasından çekilirim ne de yazılanlara bel bağlayabilirim.. sabahın köründe karanlıklar içinden çıkıp kapıma dayanan adamların beynini patlatmak için bir silahım olsa ben de bebekler gibi uyurdum. tek dileğim, oyunun orta yerinde hata veren, yeniden başlayan nonoş bilgisayarıma organ nakli yapabilmek. üç kuruş kazanamazken üç kuruşumu almaya gelen kara adamlara haddini bildirme isteği ile dolup dolup taşarım.


takip ettiğim blogların birer birer yazmayı bırakmasını, ara vermesini üzerime almalı mıyım? ya da tadı tuzu kaçanlara "cık cık cık.. yakıştıramadım." mı demeliyim? her şey boş.. dağılın.. görecek bir şey kalmadı millet! ama yine de.. doktor, söyle bana: dudak parlatıcımı gece yatarken yastığımın altına koysam sabah kalktığımda dudaklarım daha dolgun olur mu? bu dudaklarla hırsıza bir tane koysam duvara yapışır, anasını babasını unutur mu? ha?


bir zamanlar özgün merhaba:


veee, hepinize elo melo sayın simciler ve de simcikler!


“boş boş boş” ve de “laf laf laf” görmek istiyorsanız doğru yerdesiniz. “ama ben burada yazılanları anlamıyorum.” diyenlere de şimdiden “uğurlar olsun.”


ayrıca, sûlsûl ve de tuuliaaa!

bir de buradan buyurun

Şubat 2008
P S Ç P C C P
« Oca   Mar »
 123
45678910
11121314151617
18192021222324
2526272829  

dear stalker

takip etmek istersen..

ayrıca

rocassid [at]la ciimeyil nehrinin kıyısında dolaşmaya çıktı. burada hava güzel, gönlü ferah... uğrarsan orada olacak..

RSS “sizi kendime boğmak istiyorum” veya bir alt başlık olarak “polip’in intikamı”

  • Bir hata oluştu; besleme kapalı gibi görünüyor. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.

gezinenler var

  • 48,563 kere gezmişler

kedimi nasıl zehirliyorum..

en sevdiğim zehir üreticileri


en sevdiğim zehirler


bu aralar

%d blogcu bunu beğendi: