voy a bailar cada mañana

yer görmez kıçlar ordusu adına!

Posted on: Şubat 8, 2008 Cuma

herkes bir yerleri arıyor. herkes bir yerlere gitme derdinde.. belki de herkes değildir.. belki de sadece ben ve benim gibi doyumsuz yaratıklardır. ben nereyi arıyorum? benim vatanım nerede? reklamda dedikleri gibi: “vatan, doğduğun yer midir, doyduğun yer midir?” çok şükür, doyuyorum..

ancak bu doyma ile kastedilen şey ne ola ki? karnın doyması mı? her zaman aç olabilen bir insan olarak karın tokluğunun kıymetini bilecek kadar büyüdüm sanırım.. peki ya doyurmam gereken diğer şeyim? ruhum? o aç.. o hep aç.. onu doyuran bir şey daha ne bulundu ne görüldü.. yoksa yaşamanın ne anlamı olurdu değil mi?

ama belki de dünya üzerindeki bilmem kaç milyar insanın ruhunu bir şeyler doyurmayı başarmıştır.. hepsine tek tek sorsak ne cevap alırdık, sevgili çünlük? beni nereye götürüyorsun, çünlük? içimde kıpraşan tavşancıkları kulaklarından tutup yakalayacak gücüm bile kalmadı.. her gün, bir gün.. ve ben de o milyarlarca insan gibi o aynı bir tek güne uyanıyorum ve bir şeylerin değişmesini bekliyorum.. bindiğim bütün arabaların kaza yapacağını düşlüyorum.. sokakta yürürken birinin koşarak ense köküme indirmesini bekliyorum.. geceleri yatarken karanlığın içinden üzerime atlayacak siyah gölgeler arıyorum.. neredeler?

evet, şüphesiz ki yukarıdaki paragraf size bir şeyleri hatırlattı.. işte chuck, böyle insan evladının doğasından girip sıkıntısından çıkabilmiş bir amcamızdır. chuck amca, lütfen söyle bana, önünü bile görememek mi daha kötü? bakacak bir önünün bile olmaması mı?

geçen gece yaptığım msn sohbetinin ardından kesin olarak emin oldum ki herkes bir yerlere gidiyor, çünlük.. hatta bir bakmışım, bir arkadaşımı ben şehir dışına çıkmaya davet ediyorum.. atlıyor hemen, seviniyor. vay anasını ne yer görmez kıçlar ordusu yaşıyormuş meğerse şu dünyada! şu andan itibaren öğrendiğim ve öğrenmeyi tasarladığım dillerle doğru ya da en azından benzeş orantılı* olarak gitmek istediğim yerlerin listesini çıkarıyorum.. sadece kendim için, kafamda..

* beter tercüme, fitil türetme – bu yepyeni terimi dağarcığınıza sokma becerimden dolayı bir madalya, olmadı tek gidişli bir bilet hakkımdır, ey okuyan da okumayan da.. işte gerçek yüzümün ortaya çıktığı an. ama bitti sanmayın..

***

ağlıyorum, ağlıyorum, ağlıyorum.. gülücükler saçıyorum; sorular soruyorum.. kimse görmüyor; ben ağlıyorum. sonra mutlu oluyorum; âdeta bulutlarda yürüyorum.. dinliyorum, dinliyorum, dinliyorum.. dinmiyor, geçmiyor.. ne kazandım? ne yitirdim? hiç bilmiyorum. ağlıyorum, gülüyorum.. kendime bir şeyler diyorum.. fasad! fasad! yürüyün, benim sahte askerlerim.. en öne, en dibe..

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

hayatın anlamı, evet.


Viagra orgy leads to man's death *
Posted by David Pescovitz, February 27, 2009 2:09 PM

Serge Tuganov, 28, of Moscow, accepted a $4000+ bet from two women that he couldn't handle a 12-hour sex marathon with them. According to KTLA News, he won by downing a bottle of viagra. But right after the orgy, he died of a heart attack. No info on how many pills might in a "bottle." In fact, not much info in general. "Man Dies After 12 Hour Viagra Fueled Orgy" (Thanks, Derek Bledsoe!)


Jessemoya:
Well, of course he died. What else do you do with your life after you win a $4,000 bet by having sex with two women for 12 hours? Nothing! That's it, you're done. YOU WIN.

Bu da nesi?

dikkat!

 

ah, bu çünlük, hiçbir şey olmak ya da daha da kötüsü her şey olmak adına üzerine gereğinden fazla şey almıştır.


ne yazdıklarımın arkasından çekilirim ne de yazılanlara bel bağlayabilirim.. sabahın köründe karanlıklar içinden çıkıp kapıma dayanan adamların beynini patlatmak için bir silahım olsa ben de bebekler gibi uyurdum. tek dileğim, oyunun orta yerinde hata veren, yeniden başlayan nonoş bilgisayarıma organ nakli yapabilmek. üç kuruş kazanamazken üç kuruşumu almaya gelen kara adamlara haddini bildirme isteği ile dolup dolup taşarım.


takip ettiğim blogların birer birer yazmayı bırakmasını, ara vermesini üzerime almalı mıyım? ya da tadı tuzu kaçanlara "cık cık cık.. yakıştıramadım." mı demeliyim? her şey boş.. dağılın.. görecek bir şey kalmadı millet! ama yine de.. doktor, söyle bana: dudak parlatıcımı gece yatarken yastığımın altına koysam sabah kalktığımda dudaklarım daha dolgun olur mu? bu dudaklarla hırsıza bir tane koysam duvara yapışır, anasını babasını unutur mu? ha?


bir zamanlar özgün merhaba:


veee, hepinize elo melo sayın simciler ve de simcikler!


“boş boş boş” ve de “laf laf laf” görmek istiyorsanız doğru yerdesiniz. “ama ben burada yazılanları anlamıyorum.” diyenlere de şimdiden “uğurlar olsun.”


ayrıca, sûlsûl ve de tuuliaaa!

bir de buradan buyurun

Şubat 2008
P S Ç P C C P
« Oca   Mar »
 123
45678910
11121314151617
18192021222324
2526272829  

dear stalker

takip etmek istersen..

ayrıca

rocassid [at]la ciimeyil nehrinin kıyısında dolaşmaya çıktı. burada hava güzel, gönlü ferah... uğrarsan orada olacak..

RSS “sizi kendime boğmak istiyorum” veya bir alt başlık olarak “polip’in intikamı”

  • Bir hata oluştu; besleme kapalı gibi görünüyor. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.

gezinenler var

  • 48,563 kere gezmişler

kedimi nasıl zehirliyorum..

en sevdiğim zehir üreticileri


en sevdiğim zehirler


bu aralar

%d blogcu bunu beğendi: