voy a bailar cada mañana

“insanları içeri davet eder gibi kapıyı açık tutmak iyi bir şey değil.”

Posted on: Şubat 16, 2008 Cumartesi

intrigued soul

aslında hiç zor değil. neden olsun ki? gözlerine bak. fışkıran güzelliklerin kaynağını nasıl tahmin edebiliriz ki? hep bir ben ve bir de sen olacak. evet, hiç zor değil. çünkü bu senaryoda kötü bir şeylerin olması imkânsız. tüm hünerimizle disfonksiyonel çırpıntılarımızı saçacağız etrafa.. “ama sakın üzülme. güzellik hâlâ burada. bana bakarsan ben de sana bakarım.”

birlikte ekmeksiz toprakları izleyeceğiz.. ve güleceğiz.. ve güleceğiz.. ve güleceğiz.. ölüme güleceğiz, eşeğe güleceğiz.. boğazı şişen çocuğun mezarına gideceğiz. kendimize birer güldürü alacağız; biri sana biri bana.. yabancı kulüplerin çıkışında hayatımıza küseceğiz, onlar bizimle alay edecek.. biz kendimizle alay edeceğiz. ben geceleri asla uyumayacağım. 12’lik bıldırcınlar gibi kıkırdayıp, sekeceğim. sen, kafanı tavana çarpma tehlikesine karşın yatağımızda zıp zıp zıplayacaksın. seni durdurmayacağım.. yayçizer çekiyor olsam, oje sürüyor olsam bile..

ben hep istediğim hayatı yaşadım.. hiç mutlu olmadım. sen hep öngörmediğin bir hayat sürecek ve hep mutlu olacaksın. maskeler, süsler ve tüm o ihtişamıyla fasad! hepsi bizim olacak. sonra cinsiyetsiz kalacağız, çırılçıplak..

hayır, insanları içeriye hiç davet etmemek ya da kimi davet ettiğine bakmamak iyi bir şey değildir. hem de hiç. her şey farklı olacak. olacak. sonsuz gece ve sonsuz gündüz olacak.. mutluluğu hiç özlemeyeceğiz..

anlamlı gelmedi mi? tanıdık? bekle.. belki bir gün ben de ilgisiz bütün uçları birleştirir ve ipleri düğümlemeden bir yol çizerim kendime.

Etiketler:

7 Yanıt to "“insanları içeri davet eder gibi kapıyı açık tutmak iyi bir şey değil.”"

sevdim ben bu yazıyı, edebi dilini…
“ama sakın üzülme. güzellik hâlâ burada.”
http://beautyisdead.blogspot.com ‘un sahibesi olarak bu söz bile yeterli geldi bana:)

ah, o güzel sözlerin sahibi pek değerli kevin’den başkası değil ne yazık ki.. zehirlerin zehiri oldu bana.. dinleyip dinleyip böyle zırvalıyorum işte.

yazılarını sevdiğim biri, fotoğraflarını;) sevdiğim birinden övgü alınca

tüm övgüler banaymış gibi hissediyorum.

çok banal değil mi:)

:) çok insani belki de.

ben hep istediğim hayatı yaşadım.. hiç mutlu olmadım. sen hep öngörmediğin bir hayat sürecek ve hep mutlu olacaksın bayadır farkedemediğim bir gerçek, diye düşündüm.

ah, eğer bu bir gerçekse o gerçeğin ‘sen’i ben olmak istiyorum.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

hayatın anlamı, evet.


Viagra orgy leads to man's death *
Posted by David Pescovitz, February 27, 2009 2:09 PM

Serge Tuganov, 28, of Moscow, accepted a $4000+ bet from two women that he couldn't handle a 12-hour sex marathon with them. According to KTLA News, he won by downing a bottle of viagra. But right after the orgy, he died of a heart attack. No info on how many pills might in a "bottle." In fact, not much info in general. "Man Dies After 12 Hour Viagra Fueled Orgy" (Thanks, Derek Bledsoe!)


Jessemoya:
Well, of course he died. What else do you do with your life after you win a $4,000 bet by having sex with two women for 12 hours? Nothing! That's it, you're done. YOU WIN.

Bu da nesi?

dikkat!

 

ah, bu çünlük, hiçbir şey olmak ya da daha da kötüsü her şey olmak adına üzerine gereğinden fazla şey almıştır.


ne yazdıklarımın arkasından çekilirim ne de yazılanlara bel bağlayabilirim.. sabahın köründe karanlıklar içinden çıkıp kapıma dayanan adamların beynini patlatmak için bir silahım olsa ben de bebekler gibi uyurdum. tek dileğim, oyunun orta yerinde hata veren, yeniden başlayan nonoş bilgisayarıma organ nakli yapabilmek. üç kuruş kazanamazken üç kuruşumu almaya gelen kara adamlara haddini bildirme isteği ile dolup dolup taşarım.


takip ettiğim blogların birer birer yazmayı bırakmasını, ara vermesini üzerime almalı mıyım? ya da tadı tuzu kaçanlara "cık cık cık.. yakıştıramadım." mı demeliyim? her şey boş.. dağılın.. görecek bir şey kalmadı millet! ama yine de.. doktor, söyle bana: dudak parlatıcımı gece yatarken yastığımın altına koysam sabah kalktığımda dudaklarım daha dolgun olur mu? bu dudaklarla hırsıza bir tane koysam duvara yapışır, anasını babasını unutur mu? ha?


bir zamanlar özgün merhaba:


veee, hepinize elo melo sayın simciler ve de simcikler!


“boş boş boş” ve de “laf laf laf” görmek istiyorsanız doğru yerdesiniz. “ama ben burada yazılanları anlamıyorum.” diyenlere de şimdiden “uğurlar olsun.”


ayrıca, sûlsûl ve de tuuliaaa!

bir de buradan buyurun

Şubat 2008
P S Ç P C C P
« Oca   Mar »
 123
45678910
11121314151617
18192021222324
2526272829  

dear stalker

takip etmek istersen..

ayrıca

rocassid [at]la ciimeyil nehrinin kıyısında dolaşmaya çıktı. burada hava güzel, gönlü ferah... uğrarsan orada olacak..

RSS “sizi kendime boğmak istiyorum” veya bir alt başlık olarak “polip’in intikamı”

  • Bir hata oluştu; besleme kapalı gibi görünüyor. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.

gezinenler var

  • 48,563 kere gezmişler

kedimi nasıl zehirliyorum..

en sevdiğim zehir üreticileri


en sevdiğim zehirler


bu aralar

%d blogcu bunu beğendi: