voy a bailar cada mañana

and all those ‘ships’…

Posted on: Nisan 6, 2008 Pazar

hayat katmanlardan oluşuyor, diye düşündüm bugün yolda ilerlerken.. herkes gibi ben de yolda kendi filmimi çekiyor, kendi şarkımı söylüyordum.. sonra şu mad labs cümlesi geldi aklıma: “mutlu insanlar gerçekten de yaylanarak yürüyor.” bıraksanız yaylanmak ne kelime, sekerek yürüyeceğim yaşıma bakmadan..

sanki çok mutluyum. sanki gözlerimden kıvılcımlar fışkırıyor. böyle yürürken bir hava, bir hava! kendi kendime uyuz olabilirim her an.. ama olay, bu değil, sevgili çünlük. olay, hayatın katmanları…

yok canım, ne bir felsefi alıntı yapacağım ne de hedelojiye saracağım.. gayet sıradan işte.. kolaylıkla referans çerçevesi ve seçici algıyla açıklanabilecek, çok sevimli, kuş gibi hafif ve şakıyan, hepimizin bildiği şu acayiplikten bahsetmek istiyorum.

***

<seçici kurgu>

kendim gibi yazmadığım zaman, yazdıklarımı beğenmiyorum.. fazla açık, fazla belirgin, kolay ulaşılır olsun istemiyorum.. çıplak ve basit görünüyor o zaman.. özel olma isteğinden çok banal olmama isteği belki de.. sıkıcı olmayı hiç istemem.. hatta çok sıkıcı bir insan olduğumu iddia ettiğim zamanlarda bile sıkıcı olmayı istemem. böyle işte..

</seçici kurgu>

***

işte hayatın böyle katmanları var. hep çıkıyor karşımıza, her yerde.. çok saldırgan -hayır, girişken- pek girişken, pek sevimli, âdeta bir adet lolipop uzatırcasına verici katmanlar bunlar.. beni sarsıyorlar.. yüzümü güldürüyorlar. kendimi özel sanmamı sağlıyorlar. o katmanlarda gezintiye çıkıp ona buna varıyorum. onun bunun da aynı katmanlardan bana varmalarını umuyorum.. garip yollarla.. küsmeden, ummadan umarak..

göbekten sansür yiyen bu yazının bu kadar aptal olmasına aldırmadan: merhaba!

bazen “gerçekten kaba biri miyim?” diye düşünüyorum. ama insanlar da çok kırılgan canım! onu dedin, ühü; bunu demedin, bühü; sessiz kaldın, böhü.. benim gibi karışık salatada büyümüş biri için en basit iletiler bile çok karmaşıktır. otistikler yalan söyleyemez ve fıkraları anlamazmış.. bazen biri bana “sende biraz otistiklik var galiba yahu!” diyecek diye bekliyorum saçma sapan..

nedense..

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

hayatın anlamı, evet.


Viagra orgy leads to man's death *
Posted by David Pescovitz, February 27, 2009 2:09 PM

Serge Tuganov, 28, of Moscow, accepted a $4000+ bet from two women that he couldn't handle a 12-hour sex marathon with them. According to KTLA News, he won by downing a bottle of viagra. But right after the orgy, he died of a heart attack. No info on how many pills might in a "bottle." In fact, not much info in general. "Man Dies After 12 Hour Viagra Fueled Orgy" (Thanks, Derek Bledsoe!)


Jessemoya:
Well, of course he died. What else do you do with your life after you win a $4,000 bet by having sex with two women for 12 hours? Nothing! That's it, you're done. YOU WIN.

Bu da nesi?

dikkat!

 

ah, bu çünlük, hiçbir şey olmak ya da daha da kötüsü her şey olmak adına üzerine gereğinden fazla şey almıştır.


ne yazdıklarımın arkasından çekilirim ne de yazılanlara bel bağlayabilirim.. sabahın köründe karanlıklar içinden çıkıp kapıma dayanan adamların beynini patlatmak için bir silahım olsa ben de bebekler gibi uyurdum. tek dileğim, oyunun orta yerinde hata veren, yeniden başlayan nonoş bilgisayarıma organ nakli yapabilmek. üç kuruş kazanamazken üç kuruşumu almaya gelen kara adamlara haddini bildirme isteği ile dolup dolup taşarım.


takip ettiğim blogların birer birer yazmayı bırakmasını, ara vermesini üzerime almalı mıyım? ya da tadı tuzu kaçanlara "cık cık cık.. yakıştıramadım." mı demeliyim? her şey boş.. dağılın.. görecek bir şey kalmadı millet! ama yine de.. doktor, söyle bana: dudak parlatıcımı gece yatarken yastığımın altına koysam sabah kalktığımda dudaklarım daha dolgun olur mu? bu dudaklarla hırsıza bir tane koysam duvara yapışır, anasını babasını unutur mu? ha?


bir zamanlar özgün merhaba:


veee, hepinize elo melo sayın simciler ve de simcikler!


“boş boş boş” ve de “laf laf laf” görmek istiyorsanız doğru yerdesiniz. “ama ben burada yazılanları anlamıyorum.” diyenlere de şimdiden “uğurlar olsun.”


ayrıca, sûlsûl ve de tuuliaaa!

bir de buradan buyurun

Nisan 2008
P S Ç P C C P
« Mar   May »
 123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
282930  

dear stalker

takip etmek istersen..

ayrıca

rocassid [at]la ciimeyil nehrinin kıyısında dolaşmaya çıktı. burada hava güzel, gönlü ferah... uğrarsan orada olacak..

RSS “sizi kendime boğmak istiyorum” veya bir alt başlık olarak “polip’in intikamı”

  • Bir hata oluştu; besleme kapalı gibi görünüyor. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.

gezinenler var

  • 48,563 kere gezmişler

kedimi nasıl zehirliyorum..

en sevdiğim zehir üreticileri


en sevdiğim zehirler


bu aralar

%d blogcu bunu beğendi: