voy a bailar cada mañana

karlı bir akşamda koruluğa uğramak..

Posted on: Nisan 19, 2008 Cumartesi

kanallarda dolaşıyorum.. izleyecek hiçbir şey yok.. sonra kanal 1’de bir film.. 4 kadın bir barda oturmuş konuşuyorlar.. önce telesine hâliyle ne komik göründüğünü düşünüyorum filmin.. görüntüler o kadar komik, diyaloglar o kadar abuk ki “hah, tamam” diyorum “2. sınıf hede hödö filmi. ben bilgisayarda bir şeylerle uğraşırken bana ses olur.”

sağ alt köşede bir yazı: ölüm geçirmez. daha kötü olamazdı, diye düşünüyorum. sonra konuşmalar ilgimi çekiyor; orman kaçkını julia sanırım şöyle bir şeyler diyor:

“seni barda bulacaklar, yanına yaklaşacak ve sana bir içki ısmarlayacaklar. sonra şu şiiri okuyacaklar:

korular çok güzel, karanlık, derin,
ama verilmiş sözüm var benim,
ve uyumadan önce millerce yol gideceğim,
beni duydun mu kelebek?
millerce yol, sen uyumadan önce..*

bu şiiri ilerleyen dakikalarda tekrar duyuyorum. bu arada çekimler o kadar sıkıcı, görüntüler o kadar abuk ki ben filmin 80’ler sonu 90’lar başında çekildiğine inanıyorum hemen.. sonra tanıdık insanlar gözüme çarpıyor.

ilk etapta bir aralar csi:new york‘taki seksi dedektif olarak izlediğim şu kişiyi görüyorum. sonra arabasının içinde onu görüyorum. e bu adam da var; neymiş ki bu film ben hiç bilmiyorum onca zamandır, diye düşünmeye başlıyorum.

sonuncu olarak da asıl adamı gereksiz küçük bir rolde görüyorum; her zamanki gibi. ama hâlâ, hâlâ ayabilmiş değilim.. iflah olmaz bir aymazlıkla 80’ler dönemi filmlerine bakıyorum..

en sonunda dublör mayk amcanın pek güzelce yer aldığı bu filmin 2007 çekimi olduğunu, yönetmenin de asıl adamdan başkası olmadığını anlıyorum ki bunu zaten ilk anda anlamış olmam gerekiyordu..

şu gereksiz iki film12 beni o kadar sıkmıştı ki o yönetmen olacak asıl adama karşı tüm ilgimi yitirmiştim. ama bu filmle kalbime bir geri dönüş yaptı. hele ki arabada seyir ve diyalog sahnelerine olan zaafım düşünüldüğünde bunu inkâr etmek bir yanılsama olurdu kendi adıma. tabii, bu arada bu filmi neden bu kadar sevdiğime dair, b movie, c movie neymiş ona bakmak gerek sanırım.

film, bana göre şu filmin asıl adam versiyonu.. 8 kadın bırbır bırbır konuşuyor.. cinayet, ölüm ve bir adam. ancak bu kadar benzer yani. ama benim asıl hoşuma giden, dünyada tam 23 tane lübnan olduğunu öğrenmiş olmam; ve bunların 22 tanesi ABD’de yer almakta.. ikinci dörtlü kadın grubu da tennessee‘deki lübnan‘da arabalarıyla caka satıyorlar. amerikalıların şehir ve kasabalarına verdiği isimler beni hep şaşırtmıştır.. 22 tane lübnan! bir de küçük mısır var ki sormayın, içinde kahire bile var. meğer asıl adam da tennessee‘de dünyaya gelmiş…

1 Response to "karlı bir akşamda koruluğa uğramak.."

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

hayatın anlamı, evet.


Viagra orgy leads to man's death *
Posted by David Pescovitz, February 27, 2009 2:09 PM

Serge Tuganov, 28, of Moscow, accepted a $4000+ bet from two women that he couldn't handle a 12-hour sex marathon with them. According to KTLA News, he won by downing a bottle of viagra. But right after the orgy, he died of a heart attack. No info on how many pills might in a "bottle." In fact, not much info in general. "Man Dies After 12 Hour Viagra Fueled Orgy" (Thanks, Derek Bledsoe!)


Jessemoya:
Well, of course he died. What else do you do with your life after you win a $4,000 bet by having sex with two women for 12 hours? Nothing! That's it, you're done. YOU WIN.

Bu da nesi?

dikkat!

 

ah, bu çünlük, hiçbir şey olmak ya da daha da kötüsü her şey olmak adına üzerine gereğinden fazla şey almıştır.


ne yazdıklarımın arkasından çekilirim ne de yazılanlara bel bağlayabilirim.. sabahın köründe karanlıklar içinden çıkıp kapıma dayanan adamların beynini patlatmak için bir silahım olsa ben de bebekler gibi uyurdum. tek dileğim, oyunun orta yerinde hata veren, yeniden başlayan nonoş bilgisayarıma organ nakli yapabilmek. üç kuruş kazanamazken üç kuruşumu almaya gelen kara adamlara haddini bildirme isteği ile dolup dolup taşarım.


takip ettiğim blogların birer birer yazmayı bırakmasını, ara vermesini üzerime almalı mıyım? ya da tadı tuzu kaçanlara "cık cık cık.. yakıştıramadım." mı demeliyim? her şey boş.. dağılın.. görecek bir şey kalmadı millet! ama yine de.. doktor, söyle bana: dudak parlatıcımı gece yatarken yastığımın altına koysam sabah kalktığımda dudaklarım daha dolgun olur mu? bu dudaklarla hırsıza bir tane koysam duvara yapışır, anasını babasını unutur mu? ha?


bir zamanlar özgün merhaba:


veee, hepinize elo melo sayın simciler ve de simcikler!


“boş boş boş” ve de “laf laf laf” görmek istiyorsanız doğru yerdesiniz. “ama ben burada yazılanları anlamıyorum.” diyenlere de şimdiden “uğurlar olsun.”


ayrıca, sûlsûl ve de tuuliaaa!

bir de buradan buyurun

Nisan 2008
P S Ç P C C P
« Mar   May »
 123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
282930  

dear stalker

takip etmek istersen..

ayrıca

rocassid [at]la ciimeyil nehrinin kıyısında dolaşmaya çıktı. burada hava güzel, gönlü ferah... uğrarsan orada olacak..

RSS “sizi kendime boğmak istiyorum” veya bir alt başlık olarak “polip’in intikamı”

  • Bir hata oluştu; besleme kapalı gibi görünüyor. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.

gezinenler var

  • 48,563 kere gezmişler

kedimi nasıl zehirliyorum..

en sevdiğim zehir üreticileri


en sevdiğim zehirler


bu aralar

%d blogcu bunu beğendi: