voy a bailar cada mañana

bazı şeyler değişmekte

Posted on: Ağustos 19, 2008 Salı

söyleyecek birkaç şeyim var. blogsayfası şu an çeşitli sorunlarla cebelleşmekte. bu yüzden buradan söyleyeceğim.

ona demiş ki “aşk filan yalan, önemli olan sana ilgi göstermesi, değer vermesi.” fotoğraflarda ağzı kulaklarında hep. acaba diyorum kendini mutlu olduğuna mı inandırmaya çalışıyor yoksa gerçekten mutlu mu? ikisi de beni bozmaz. bir şeye inancım yok.

onun dışında çift soyadıyla gezen kadınlar sinirimi bozmaya başladı son zamanlarda. evliliğin kadınlar için hâlâ bir statü simgesi olduğunun açık bir göstergesi bence bu. yeni çıkan kanunla kadınlar istedikleri soyadını seçebiliyormuş. ikisini birden kullanma ya da çift olarak yeni bir soyadı belirleme hakları bile varmış. mış mış.

sorun şu ki bir kadının kocasını kendi soyadından vaz geçirebilme ihtimali biraz düşük gibi.. istisnalar beni bozmaz, yine. zaten gördüğüm üzere bu durum bazı kadınların işine geliyor. iki soyadını birden kullanarak tüm dünyaya, –kendi küçük dünyalarına– evli olduklarını göstermek ister gibi bir hâlleri var.

her şeyi işlevsellik boyutundan değerlendiren bendenize göre bu durumun başka bir açıklaması yok gibi. çok da çünlüğümdeydi aslında ama, işte burada bundan bahsediyoruz. hep birlikte. sevgili hindibalar, sevgili cak cuk, sevgili ebegümeçleri ve son olarak ben ve diğerleri.

aslında önemsiz bir konu. yani ben ki hâlâ evlenememiş bir kız kurusuyken kim oluyorum da evlenip de bundan gurur duyan cici bicilere bok atmaya kalkıyorum, canım?! çok ayıp.

son bir haftayı farklı insanlarla evlilik ya da evlenenler hakkında konuşmakla geçirdim. yani çok geldiler üzerime.. kimsenin bana birini ayarladığı falan yok ama sürekli birileri evlenince, insanlar konuşunca ister istemez bir farkındalık doğuyur.. ya da yıllar önce uykuya yatmış olan farkındalık uyanıyor, diyelim.

sıkıcı bir durum. çünkü evlilik beni korkutan bir şey. yani hangi umutlarla evleniyor insanlar? ben aşk evliliğine inanmıyorum. evlilik, akılcı bir sonuç. çünkü belli bir yaştan sonra hayat, yalnız ya da arkadaşlarla ya da ana babayla geçmiyor.

eğer evlenir de çift soyadı kullanmaya başlarsam bir zahmet bu yazının çıktısını alnımın orta yerine çakınız, sevgili ebegümeçleri. sizden tek beklentim budur.

2 Yanıt to "bazı şeyler değişmekte"

eskiden evli biri olarak kendi soyadimi tutmustum. sonunda ayrilikren balyoz gibi kafama gecirildi bu. adini tasiyacak kadar bile kabul etmemis oldum. kirgin bir anda böyle vurulmak hala icimde yaradir. sanki cok önemli bir seyin göstergesi gibi görülmesinden harflerin o an tiksinmistim. oysa niyetim oldugum gibi kalmakti. aksamdan sabaha baska uyanmak degil.

ah, sevgili türk erkeklerimizin egolarını sarsacak davranışlarda bulunmamalıyız sevgili hemcinslerim! onlar çooook hassas! “kan, babadan geçer.” “benim adımı oğlum devam ettirecek.” gibi hurafelerle büyütüldüler bir kere.. vs. vs. vs. neyse ne demişler “önemli olan sana ilgi göstermesi, değer vermesi” gerisi hikâye. imiş.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

hayatın anlamı, evet.


Viagra orgy leads to man's death *
Posted by David Pescovitz, February 27, 2009 2:09 PM

Serge Tuganov, 28, of Moscow, accepted a $4000+ bet from two women that he couldn't handle a 12-hour sex marathon with them. According to KTLA News, he won by downing a bottle of viagra. But right after the orgy, he died of a heart attack. No info on how many pills might in a "bottle." In fact, not much info in general. "Man Dies After 12 Hour Viagra Fueled Orgy" (Thanks, Derek Bledsoe!)


Jessemoya:
Well, of course he died. What else do you do with your life after you win a $4,000 bet by having sex with two women for 12 hours? Nothing! That's it, you're done. YOU WIN.

Bu da nesi?

dikkat!

 

ah, bu çünlük, hiçbir şey olmak ya da daha da kötüsü her şey olmak adına üzerine gereğinden fazla şey almıştır.


ne yazdıklarımın arkasından çekilirim ne de yazılanlara bel bağlayabilirim.. sabahın köründe karanlıklar içinden çıkıp kapıma dayanan adamların beynini patlatmak için bir silahım olsa ben de bebekler gibi uyurdum. tek dileğim, oyunun orta yerinde hata veren, yeniden başlayan nonoş bilgisayarıma organ nakli yapabilmek. üç kuruş kazanamazken üç kuruşumu almaya gelen kara adamlara haddini bildirme isteği ile dolup dolup taşarım.


takip ettiğim blogların birer birer yazmayı bırakmasını, ara vermesini üzerime almalı mıyım? ya da tadı tuzu kaçanlara "cık cık cık.. yakıştıramadım." mı demeliyim? her şey boş.. dağılın.. görecek bir şey kalmadı millet! ama yine de.. doktor, söyle bana: dudak parlatıcımı gece yatarken yastığımın altına koysam sabah kalktığımda dudaklarım daha dolgun olur mu? bu dudaklarla hırsıza bir tane koysam duvara yapışır, anasını babasını unutur mu? ha?


bir zamanlar özgün merhaba:


veee, hepinize elo melo sayın simciler ve de simcikler!


“boş boş boş” ve de “laf laf laf” görmek istiyorsanız doğru yerdesiniz. “ama ben burada yazılanları anlamıyorum.” diyenlere de şimdiden “uğurlar olsun.”


ayrıca, sûlsûl ve de tuuliaaa!

bir de buradan buyurun

Ağustos 2008
P S Ç P C C P
« Tem   Eyl »
 123
45678910
11121314151617
18192021222324
25262728293031

dear stalker

takip etmek istersen..

ayrıca

rocassid [at]la ciimeyil nehrinin kıyısında dolaşmaya çıktı. burada hava güzel, gönlü ferah... uğrarsan orada olacak..

RSS “sizi kendime boğmak istiyorum” veya bir alt başlık olarak “polip’in intikamı”

  • Bir hata oluştu; besleme kapalı gibi görünüyor. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.

gezinenler var

  • 48,563 kere gezmişler

kedimi nasıl zehirliyorum..

en sevdiğim zehir üreticileri


en sevdiğim zehirler


bu aralar

%d blogcu bunu beğendi: