voy a bailar cada mañana

bizim buralarda kasırga olmaz, hanım.

Posted on: Eylül 17, 2008 Çarşamba

yağmur benimle konuşuyor.. bu gece sizinle ilk defa samimi olmaya karar verdim sevgili hindibalar ve ebegümeçleri.. şu ilk cümleyi yazdıktan sonra açık pencereye doğru gitmek zorunda kaldım. çünkü yağmur, gerçekten konuşuyor.. o kadar hiddetli ki inanamıyorum, diyorum dışarı bakarken.

gerçi bugün ve yarın için gökgürültüsü ve sağanak yağış, demişti televizyon. biliyorsunuz o da konuşuyor. neyse, sonuç olarak ben pencerede mutlu mutlu bakınırken şimşekler çakmaya devam etti ve bir ara şimdi başıma yıldırım düşse ve odama girseler yazdığım son cümlenin “yağmur benimle konuşuyor.” olduğunu görecekler, diye düşündüm. güldüm buna. ne güzel olurdu len, dedim sonra. olmadı tabii..

yağmur sesiyle orgazm olduğunu iddia eden bir arkadaşım vardı.. benimkisi daha çocuksu bir mutluluk, huzur hatta ama yine de ne demek istediğini anlayabiliyorum.. hatta an-la-ya-bi-li-yo-ruz, öyle değil mi, ilk göz ağrım ebegümeçleri ve sonradan gelen hindibalar?

size bir konuda daha samimi ve dürüst davranmaya karar verdim.. yakında yanınıza hibiskus ve gül de katılacak. böylece bu çünlük de yavaşça şifalı otlar ve şuh çiçekler bahçesine dönecek. ama o kadar çok ihmal ettim ki kendisini yaban otlarıyla bile konuşmaya başlayabilirim yakında.

az önce ağaçlar yerlere eğilirken bizim buralarda kasırga olmaz ki, diye geçirdim içimden. halbuki olsa ne güzel olur. yani buraya kasırga getiremeyeceğimize göre biz kasırgaya gidelim değil mi? zaten türk milletinin kasırga merakı olduğunu hiç sanmıyorum ama bir Hacer Kasırgası gelip böö dese bize arada sırada, şu gâvurlardan eksiğimiz kalmasa, her konuda sidik yarıştırsak? olmaz mıydı, güzel?

böylece abuk sabuk işlerle de uğraşmazdık. mesela şimdi bu işsizler ordusunun bir kısmından Türk Kasırga İsimlendirme Teşkilatı -derneği değil lütfen, koskoca teşkilat olmalı bu!- kurulsa. onlara maaş bağlansa, güzel olmaz mı? bakın ilk ismi ben buldum: Hacer. bundan daha şugarı olamazdı. sonrasında da geriye kasırgaları yurdumuza getirmek kalır ki onunla da bir zahmet büyüklerimiz uğraşsın. benden şimdilik bu kadar.

hibiskus, canım, gülle arandaki bağlantıyı çözücem senin! ona göre.

ayrıca inanmaz notu: hayır, bu yazıyı ben yazmadım. yazdın, diyeni şöyle yaparım; çaldın, diyeni de böyle. ne yazdım ne çaldım; arada işte.. hibiskusla gülün arasında, yani.

öff notu: evet, bence de öff.

2 Yanıt to "bizim buralarda kasırga olmaz, hanım."

“olamaya” yazılmış, gözümden kaçmadı.

redaktör şenay iş başında! benim neden gözümden kaçıyor anlamıyorum ki! :) o kadar da okuyorum baştan aşağı.. neyse bundan sonra yazılarımı yayınlamadan önce sana göndereceğim.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

hayatın anlamı, evet.


Viagra orgy leads to man's death *
Posted by David Pescovitz, February 27, 2009 2:09 PM

Serge Tuganov, 28, of Moscow, accepted a $4000+ bet from two women that he couldn't handle a 12-hour sex marathon with them. According to KTLA News, he won by downing a bottle of viagra. But right after the orgy, he died of a heart attack. No info on how many pills might in a "bottle." In fact, not much info in general. "Man Dies After 12 Hour Viagra Fueled Orgy" (Thanks, Derek Bledsoe!)


Jessemoya:
Well, of course he died. What else do you do with your life after you win a $4,000 bet by having sex with two women for 12 hours? Nothing! That's it, you're done. YOU WIN.

Bu da nesi?

dikkat!

 

ah, bu çünlük, hiçbir şey olmak ya da daha da kötüsü her şey olmak adına üzerine gereğinden fazla şey almıştır.


ne yazdıklarımın arkasından çekilirim ne de yazılanlara bel bağlayabilirim.. sabahın köründe karanlıklar içinden çıkıp kapıma dayanan adamların beynini patlatmak için bir silahım olsa ben de bebekler gibi uyurdum. tek dileğim, oyunun orta yerinde hata veren, yeniden başlayan nonoş bilgisayarıma organ nakli yapabilmek. üç kuruş kazanamazken üç kuruşumu almaya gelen kara adamlara haddini bildirme isteği ile dolup dolup taşarım.


takip ettiğim blogların birer birer yazmayı bırakmasını, ara vermesini üzerime almalı mıyım? ya da tadı tuzu kaçanlara "cık cık cık.. yakıştıramadım." mı demeliyim? her şey boş.. dağılın.. görecek bir şey kalmadı millet! ama yine de.. doktor, söyle bana: dudak parlatıcımı gece yatarken yastığımın altına koysam sabah kalktığımda dudaklarım daha dolgun olur mu? bu dudaklarla hırsıza bir tane koysam duvara yapışır, anasını babasını unutur mu? ha?


bir zamanlar özgün merhaba:


veee, hepinize elo melo sayın simciler ve de simcikler!


“boş boş boş” ve de “laf laf laf” görmek istiyorsanız doğru yerdesiniz. “ama ben burada yazılanları anlamıyorum.” diyenlere de şimdiden “uğurlar olsun.”


ayrıca, sûlsûl ve de tuuliaaa!

bir de buradan buyurun

Eylül 2008
P S Ç P C C P
« Ağu   Eki »
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
2930  

dear stalker

takip etmek istersen..

ayrıca

rocassid [at]la ciimeyil nehrinin kıyısında dolaşmaya çıktı. burada hava güzel, gönlü ferah... uğrarsan orada olacak..

RSS “sizi kendime boğmak istiyorum” veya bir alt başlık olarak “polip’in intikamı”

  • Bir hata oluştu; besleme kapalı gibi görünüyor. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.

gezinenler var

  • 48,563 kere gezmişler

kedimi nasıl zehirliyorum..

en sevdiğim zehir üreticileri


en sevdiğim zehirler


bu aralar

%d blogcu bunu beğendi: