voy a bailar cada mañana

Archive for Ocak 2009

paranoia agent

gökyüzünde görkemli bir mantar bulutu.. kuşların patikalarda yemlendiği bir akşamüstünde.. yapraklardan yansıyan güneş ışığının altında çimenlere dokunurken.. hadi, sen ve ben, konuşalım.. bak, piknik masasında bir düş yeşeriyor.. dalgaların sesini yüreğinde taşı.. üzüntülerini unut.. yarına bir köprü kur.. ve tsunami seni hiç endişelendirmesin..

ne görkemli bir jet akımı.. kalabalık bir caddede insanların gezindiği bir akşamüstünde.. bir anlığına gülümseyip elini tuttuğumda hadi, sen ve ben, yürüyelim.. dinle, “artık yapılacak bir şey yok.” diyen sesi bile siliyor rüzgar.. yarını hiç dert etmeden geleceği bana bırak.. kalbini kilitle, çığlara inanma.

dil öyle bir şey ki aynı şarkının farklı bir çevirisi bütün anlamı değiştirebiliyor. japoncadan ingilizceye, en son olarak da türkçeye çevrilince ve herkes kendine göre yorumlayınca anlam dediğimiz şey de pikniğe gidip kaybolmaktan farksız kalıyor sanırım.

kayıp çocuklar, gökyüzünde muazzam bir mantar bulutudur. kayıp çocuklar, bu diyarlara nüfuz eden minik kuşların yoldaşlarıdır. elleriyle güneşin öptüğü çayırlara dokunurken seninle konuşmaya çalışıyorlar. apartman tezgâhlarında düşler çiçek açar. kaderini yüreğinde tut. kederini bastır. bacakların yarına doğru esnesin. gelgit dalgaları gibi şeyler canını sıkmasın. kayıp çocuklar, gökyüzünde muazzam bir mantar bulutudur. kayıp çocuklar, bu diyarlara nüfuz eden minik kuşların yoldaşlarıdır. kayıp çocuklar, apartman tezgâhlarında çiçek açan düşlerdir. kayıp çocuklar, ışığın ağaçlardan süzdüğü günde doğan yoldaşlardır.

gecenin bir yarısı paranoia agent izlerken açılış şarkısı ilk başta dikkatimi çekmemişti.. sonra ilk cümleyi gördüm.. bu kadar acı bir gerçeğin bu kadar hafifçe dile getirilişi.. japonya’nın bugün geldiği noktayı özetliyor belki de bu bakış açısı.. ben beynimden vurulmuşa dönmüşken ki bunu yaşayan sadece ben değilmişim, bir sitede dizinin açılış ve kapanış şarkılarıyla ilgili yaratıcı ekibin yorumlarından bahsedildiğini görüyorum.

meğerse gece yarısından sonra yayınlanan dizinin izleyicileri televizyon başında uyuklamasınlar ve bu açlışı gördükleri anda uykuları açılsın diye hazırlanmış bu tema. komik ama mantıklı çünkü dizinin kapanışı da insanlara uyku vaktinin geldiğini hatırlatırcasına huzur verici ve ninni niteliğinde. adamlar işlerini biliyorlar. yine de bu açılış ve kapanışa gereğinden fazla anlam yükleyenler de mevcut ki onları suçlayamam.


hayatın anlamı, evet.


Viagra orgy leads to man's death *
Posted by David Pescovitz, February 27, 2009 2:09 PM

Serge Tuganov, 28, of Moscow, accepted a $4000+ bet from two women that he couldn't handle a 12-hour sex marathon with them. According to KTLA News, he won by downing a bottle of viagra. But right after the orgy, he died of a heart attack. No info on how many pills might in a "bottle." In fact, not much info in general. "Man Dies After 12 Hour Viagra Fueled Orgy" (Thanks, Derek Bledsoe!)


Jessemoya:
Well, of course he died. What else do you do with your life after you win a $4,000 bet by having sex with two women for 12 hours? Nothing! That's it, you're done. YOU WIN.

Bu da nesi?

dikkat!

 

ah, bu çünlük, hiçbir şey olmak ya da daha da kötüsü her şey olmak adına üzerine gereğinden fazla şey almıştır.


ne yazdıklarımın arkasından çekilirim ne de yazılanlara bel bağlayabilirim.. sabahın köründe karanlıklar içinden çıkıp kapıma dayanan adamların beynini patlatmak için bir silahım olsa ben de bebekler gibi uyurdum. tek dileğim, oyunun orta yerinde hata veren, yeniden başlayan nonoş bilgisayarıma organ nakli yapabilmek. üç kuruş kazanamazken üç kuruşumu almaya gelen kara adamlara haddini bildirme isteği ile dolup dolup taşarım.


takip ettiğim blogların birer birer yazmayı bırakmasını, ara vermesini üzerime almalı mıyım? ya da tadı tuzu kaçanlara "cık cık cık.. yakıştıramadım." mı demeliyim? her şey boş.. dağılın.. görecek bir şey kalmadı millet! ama yine de.. doktor, söyle bana: dudak parlatıcımı gece yatarken yastığımın altına koysam sabah kalktığımda dudaklarım daha dolgun olur mu? bu dudaklarla hırsıza bir tane koysam duvara yapışır, anasını babasını unutur mu? ha?


bir zamanlar özgün merhaba:


veee, hepinize elo melo sayın simciler ve de simcikler!


“boş boş boş” ve de “laf laf laf” görmek istiyorsanız doğru yerdesiniz. “ama ben burada yazılanları anlamıyorum.” diyenlere de şimdiden “uğurlar olsun.”


ayrıca, sûlsûl ve de tuuliaaa!

bir de buradan buyurun

Ocak 2009
P S Ç P C C P
« Ara   Şub »
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031  

dear stalker

takip etmek istersen..

ayrıca

rocassid [at]la ciimeyil nehrinin kıyısında dolaşmaya çıktı. burada hava güzel, gönlü ferah... uğrarsan orada olacak..

gezinenler var

  • 50,525 kere gezmişler

kedimi nasıl zehirliyorum..

en sevdiğim zehir üreticileri


en sevdiğim zehirler


bu aralar