voy a bailar cada mañana

Archive for Nisan 2009

gecenin 01:40’ında telefonuma bir mesaj gelmiş: “tuulia?” ben bu mesajı sabah gördüm; çünkü her ne kadar arayanım soranım pek olmasa da olur olmaz zamanlarda densizce rahatsız edilmeyeyim diye telefonu kapatıp öyle yatıyorum.

kafamda sorular var: 1. sen kimsin? 2. telefon numaramı nereden buldun? 3. bilmediğin bir numaraya kendini tanıtmadan ama onu tanıdığını belirten bir mesajı niye atarsın?

görüşmeyi kestiğim ya da numaraları çalınan telefonumda kaldığı için koptuğum bütün insanları kafamda sıralıyorum; numaraları karşılaştırıyorum; o değil, bu değil.. hmmm. aman şu olmasın hiç çekemem.. ya meraktan ya sıkıntıdan ya da başka şeylerden normalde yok sayacağım bu olayı kurcalamaya karar veriyorum ve böyle bir mesaja verilecek en mantıklı cevabı yolluyorum: “evet?”

işte, bilmem nereden bilmem kimmiş; numaram aklında kalmış; düşündüğüm gibi değilmiş; bir süredir benimle görüşmeyi düşünüyormuş; ona yardım edersem sevinirmiş.. hmmm

e, iyi düşündüğüm gibi değilmiş de ne düşünmüştüm ki? bir şey düşündüğüm yok, zaten tanımadığım insanlar hakkında düşünmem ben. hö? he, evet.. hı hı..

neyse sonuç olarak e-posta adresimi gönderdim; ne konuda yardım istediğini belirtmesini rica ettim.. damdan düşer gibi yardım istenmez ki hem canım! bir de kendi hayatını bile yönlendiremeyen birinden yardım istemek nasıl bir şey ki? desem kelin ilacı olsa… öyle işte..

henüz bir cevap gelmedi. kırıldı mı ki acaba? keh keh

under_the_skin

acı çekmedikçe yaşadığını hissedemeyenlerden misiniz? pek zavallısınız.. ama üzülmeyiniz çünkü yalnız değilsiniz.. bir de şu var: intihar eden insanların arkasından ay ne kadar kızdım ona! bu kadar güzel bir hayat bırakılıp gidilir mi? şeklinde seviyesiz saçmalamalar..

onu kıskanıyorum.. bûn. evet, o.. bu işi köpekler de aynı şekilde yapıyor.. bizi onlardan üstün kılan ne, sevgili namuslu? melek kadar güzel yüzünde o namuslu ifadeyle karalar içinde sokakta yürüyorsun; bir diğeri karaların altında topuklusunu yere vura vura yürüyor.. hâlbuki hepimiz aynı yere gitmiyor muyuz?

biseksüel olmuş.. o zamandan beri hep kızlarla görüşüyormuş.. bense hep okuyorum.. yaoi beni bu kadar esir etmişken yuri pek yavan geliyor.. elde edemediklerimiz hep daha cazip..

yaşadıklarıma karşı o kadar duyarsızım ki yaşayamadıklarım içimi burkuyor.. bu empati mi? gerçekliğin yitimi mi? kaçış mı? saklamak, kaydetmek istediğim hiçbir şey yok.. beni oraya buraya çağırıyor.. ben herkesle aynı şekilde gülebiliyorum, kimseye bağlı kalamıyorum.. onlar benimle hiçkimseyle olmadığı kadar gülüp bana bağlanıyorlar.. empati.. ??

uber-uke bûn‘a âşığım ben.


hayatın anlamı, evet.


Viagra orgy leads to man's death *
Posted by David Pescovitz, February 27, 2009 2:09 PM

Serge Tuganov, 28, of Moscow, accepted a $4000+ bet from two women that he couldn't handle a 12-hour sex marathon with them. According to KTLA News, he won by downing a bottle of viagra. But right after the orgy, he died of a heart attack. No info on how many pills might in a "bottle." In fact, not much info in general. "Man Dies After 12 Hour Viagra Fueled Orgy" (Thanks, Derek Bledsoe!)


Jessemoya:
Well, of course he died. What else do you do with your life after you win a $4,000 bet by having sex with two women for 12 hours? Nothing! That's it, you're done. YOU WIN.

Bu da nesi?

dikkat!

 

ah, bu çünlük, hiçbir şey olmak ya da daha da kötüsü her şey olmak adına üzerine gereğinden fazla şey almıştır.


ne yazdıklarımın arkasından çekilirim ne de yazılanlara bel bağlayabilirim.. sabahın köründe karanlıklar içinden çıkıp kapıma dayanan adamların beynini patlatmak için bir silahım olsa ben de bebekler gibi uyurdum. tek dileğim, oyunun orta yerinde hata veren, yeniden başlayan nonoş bilgisayarıma organ nakli yapabilmek. üç kuruş kazanamazken üç kuruşumu almaya gelen kara adamlara haddini bildirme isteği ile dolup dolup taşarım.


takip ettiğim blogların birer birer yazmayı bırakmasını, ara vermesini üzerime almalı mıyım? ya da tadı tuzu kaçanlara "cık cık cık.. yakıştıramadım." mı demeliyim? her şey boş.. dağılın.. görecek bir şey kalmadı millet! ama yine de.. doktor, söyle bana: dudak parlatıcımı gece yatarken yastığımın altına koysam sabah kalktığımda dudaklarım daha dolgun olur mu? bu dudaklarla hırsıza bir tane koysam duvara yapışır, anasını babasını unutur mu? ha?


bir zamanlar özgün merhaba:


veee, hepinize elo melo sayın simciler ve de simcikler!


“boş boş boş” ve de “laf laf laf” görmek istiyorsanız doğru yerdesiniz. “ama ben burada yazılanları anlamıyorum.” diyenlere de şimdiden “uğurlar olsun.”


ayrıca, sûlsûl ve de tuuliaaa!

bir de buradan buyurun

Nisan 2009
P S Ç P C C P
« Mar   May »
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
27282930  

dear stalker

takip etmek istersen..

ayrıca

rocassid [at]la ciimeyil nehrinin kıyısında dolaşmaya çıktı. burada hava güzel, gönlü ferah... uğrarsan orada olacak..

gezinenler var

  • 50,525 kere gezmişler

kedimi nasıl zehirliyorum..

en sevdiğim zehir üreticileri


en sevdiğim zehirler


bu aralar