voy a bailar cada mañana

hitlerle görüşme

bir dizi erotik faaliyetten sonra -dizi izliyormuşuz da karakterler tanıtılıyormuş edasıyla- kasabanın hoppa kızı olarak tanıtılan bendeniz birden sahne değişimi yaşıyor ve kendimi kız arkadaşımla hitler’le görüşme yapmaya giderken buluyorum. hitler’in yaşadığı yer kocaman bir konak; tamamen koyu kahve ahşaptan -siz deyin maun ben diyeyim bubinga- böyle karanlık, bayık bir ev.

sanırım hitler’le iş görüşmesine gitmesi beni kaygılandırmış olmalı ki kız arkadaşımı yalnız bırakmamak adına ben de ona katılmışım. öncelikle bir süre hitler’i arıyoruz; sonra belki hitler’in kendisi belki de sadece danışmada oturan bir adam bize altıncı kata çıkmamız gerektiğini söylüyor. peki, diyoruz ve merdiven ya da asansör aramaya başlıyoruz. -bu arada altı katlı konak nasıl olur, bacım? demeyin; ben de bilmiyorum- asansör yok, ama girişin yanında yangın merdivenlerinin sokağa iniş yapan oynak parçalarına benzeyen nesneler görüyoruz. hah, diyorum ben, işte merdivenler!

fakat hüsran içinde onların merdiven olmadığını anlıyoruz. ne oldukları belli değil zaten önemli de değil… en sonunda evin uşağı olduğunu sandığım bir adam, “yukarı mı çıkacaksınız? beni izleyin.” diyerekten olaya el atıyor. sanki dev perdelerle kaplanmış kocaman ‘ayaklı’ bir odanın arkasına geçiyoruz ve bir iki dolabı yerinden oynatıyoruz “buralar artık kullanılmıyor; yakında yıkılacaklar. ama mademki yukarı çıkmanız gerek bu merdivenleri kullanabilirsiniz.” diyen uşağa şaşkın şaşkın bakıyorum.

nasıl oluyor da evin koskoca merdivenlerini iki tane dolabın arkasına saklamışlar bir türlü aklım almıyor. neyse, fazla uzatmadan ipekli pembe bir yazlık elbise giymiş olan kız arkadaşımın elinden tutuyorum ve başlıyoruz döne döne üst kata çıkan merdivenleri tırmanmaya… üst kata çıkınca daha aydınlık bir ortamla karşılaşıyoruz. büyük bir teras ya da balkona açılan kapı ardına kadar açık ve dışarıdan sesler geliyor. aslında altıncı kata çıkmamız gerek ama biz sadece bir üst kata çıkıp balkona yöneliyoruz -ışık cezbediyor belki de.

onu bunu bırakalım da bu rüyanın sonu hitler’i bile aşmakta! şöyle ki: balkona çıkar çıkmaz bir yarım daire dönüşle sol tarafa yöneliyoruz ve görüyoruz ki hitler, bejli beyazlı bir cübbe giymiş olan bir adamı bir grup insana tanıtıyor. insanlar adamı tebrik ediyorlar o da tebrikleri kabul ediyor falan… adam, hitler’in ardılı olmakla kalmıyor yeni müritleri eğitecek kişi olarak da göz dolduruyor.

kız arkadaşım ve ben arkası bize dönük olan adamın tebrikleri kabul etmesini izliyoruz. sonra adam yüzünü bize dönüyor ve kendisinin saçı sakalı birbirine karışmış bir adet brad pitt olduğunu görüyoruz. ben o sırada son derece safdil bir biçimde içimden “acaba yeni bir film mi çekecekler de adam rolüne ısınmak için çabalıyor?” diye düşünüyorum. rüya işte… brad pitt’in hitler’in ardılı olarak rüyamda görünmesini sevgili “ruh çözümleyicileri” nasıl yorumlarlar bilmiyorum artık…

belki de yıllar önce izlemiş olduğum kalifornia ancak yıllar sonra bilinçaltımda ortaya çıkmaya cesaret edebilmişti…

2 Yanıt to "hitlerle görüşme"

rüya tapirleri konusunda engin ve scholarly bir zooloji bilgim olduğundan, buraya yazılan heribir rüyayı yorumlamak gibi bir hedef koyuyorum kendi kendime. hoşbuldum. görev çağırdı bi yerde.

rüya biliminde ritm duygusu olmadığından direkt ortadan yarma harekatıyla başlıyorum, biri ipekli penbe (evet peN be) bir elbise giymiş iki hanım kızımızın maceraları anlatılıyor bu rüyada, oraya da erotik bi olaydan geliyoruz, allah diyoruz süper olabilir bu rüya. ama adamlar rüyayı öyle bi çekmiş ki, merdiven dediğin şey merdiven değil, dolap dediğin şey ekseri daha bi merdiven. baba figürü olarak hitler kullanılmış, kenarlarda eskitme tekniği ve tüp silver yaldız kullanılarak gotik bi hava verilmiş rüyaya.

“bensonmum” tarzı bi uşak kızlarımıza hele holö yapıyor öncelikle, ama türlü sıkıntılı zorluklardan sonra, kızlarımız şahane cillop gibi ama hasan mezarcı cübbeli bir brad pitt’e kavuşarak şahane hissediyorlar.

şair hitler derken sanırım saddam hüseyin’i kastediyor.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

hayatın anlamı, evet.


Viagra orgy leads to man's death *
Posted by David Pescovitz, February 27, 2009 2:09 PM

Serge Tuganov, 28, of Moscow, accepted a $4000+ bet from two women that he couldn't handle a 12-hour sex marathon with them. According to KTLA News, he won by downing a bottle of viagra. But right after the orgy, he died of a heart attack. No info on how many pills might in a "bottle." In fact, not much info in general. "Man Dies After 12 Hour Viagra Fueled Orgy" (Thanks, Derek Bledsoe!)


Jessemoya:
Well, of course he died. What else do you do with your life after you win a $4,000 bet by having sex with two women for 12 hours? Nothing! That's it, you're done. YOU WIN.

Bu da nesi?

dikkat!

 

ah, bu çünlük, hiçbir şey olmak ya da daha da kötüsü her şey olmak adına üzerine gereğinden fazla şey almıştır.


ne yazdıklarımın arkasından çekilirim ne de yazılanlara bel bağlayabilirim.. sabahın köründe karanlıklar içinden çıkıp kapıma dayanan adamların beynini patlatmak için bir silahım olsa ben de bebekler gibi uyurdum. tek dileğim, oyunun orta yerinde hata veren, yeniden başlayan nonoş bilgisayarıma organ nakli yapabilmek. üç kuruş kazanamazken üç kuruşumu almaya gelen kara adamlara haddini bildirme isteği ile dolup dolup taşarım.


takip ettiğim blogların birer birer yazmayı bırakmasını, ara vermesini üzerime almalı mıyım? ya da tadı tuzu kaçanlara "cık cık cık.. yakıştıramadım." mı demeliyim? her şey boş.. dağılın.. görecek bir şey kalmadı millet! ama yine de.. doktor, söyle bana: dudak parlatıcımı gece yatarken yastığımın altına koysam sabah kalktığımda dudaklarım daha dolgun olur mu? bu dudaklarla hırsıza bir tane koysam duvara yapışır, anasını babasını unutur mu? ha?


bir zamanlar özgün merhaba:


veee, hepinize elo melo sayın simciler ve de simcikler!


“boş boş boş” ve de “laf laf laf” görmek istiyorsanız doğru yerdesiniz. “ama ben burada yazılanları anlamıyorum.” diyenlere de şimdiden “uğurlar olsun.”


ayrıca, sûlsûl ve de tuuliaaa!

bir de buradan buyurun

Aralık 2016
P S Ç P C C P
« Eki    
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031  

dear stalker

takip etmek istersen..

ayrıca

rocassid [at]la ciimeyil nehrinin kıyısında dolaşmaya çıktı. burada hava güzel, gönlü ferah... uğrarsan orada olacak..

RSS “sizi kendime boğmak istiyorum” veya bir alt başlık olarak “polip’in intikamı”

  • Bir hata oluştu; besleme kapalı gibi görünüyor. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.

gezinenler var

  • 48,544 kere gezmişler

kedimi nasıl zehirliyorum..

en sevdiğim zehir üreticileri


en sevdiğim zehirler


bu aralar

%d blogcu bunu beğendi: