voy a bailar cada mañana

pırıl pırıl?

pırıl pırılbir gün yanımda kim olduğunu hatırlayamadığım bir arkadaşla okulun arkasında duruyormuşuz. karşıda onur kitabevi varmış. -bu onur, benim ortaokulda uzaktan sevdiğim hıyarın adıydı. aslında tanımam etmem, belki de hıyar değildir. günahını almayalım şimdi çocuğun.- arkadaşımla birlikte dükkâna giriyoruz. tezgâhta duran kıvırcık saçlı, gözlüklü, yaşlı kadına bir pırıltıdır yaşamak adlı kitap var mı?” diye soruyorum. -evet, okudum o kitabı. gerçekten de bir pırıltı değil mi yaşamak? erhh-

kadın bana “size bu kitabı hiç tavsiye etmem. senerler önce bir koli gelen kitaplardan sadece bir tane kaldı. bence almayın.” -satıcıya bak! dürüstlük mü kerizlik mi çıkaramadım doğrusu…- ben tam kadına “neden” diye soruyorum ki sevgili annem tarafından uyandırılıyorum. ulan kim bilir ne gizler saklıydı devamında! 17 Mayıs 1993 Pazartesi.

işin kötüsü ben bu kitabı okudum. hem hayatı ıskaladım hem de “modern” ve “seçkin” bir genç olamadım. ulan nerede hata yaptık?

3 Yanıt to "pırıl pırıl?"

rüya ta– oof gözüm zehirlendi ipek ongun kitabından. yazmıyorum kardeşim. yazmıyorum!

rüya tacirlerine şok baskın. gençleri rüya batağına sürükleyen zehir tacirleri bu akşam arena’da. oh be dünya varmış. bandajları çıkardım.

retina dekolmanı ve kornea yanıkları nedeniyle yayınımıza bir süre ara vermek zorunda kaldık sayın seyirciler. mevzu bu sefer her ortaokulda mevcut olan (ubiquitous onur) onur adındaki hıyar tabiatli bir şahısla açılıyor.

ardından ergenlerin, ergenlik denen bu sancılı dönemde en zayıf durumda olacağını hesaplayan, eğer bu dönemde saldırırsam kesin ölürler diyen ipek ongun’un “bir pırıltıdır yaşamak” adlı roadside bomb denemesinden dem vuruluyor.
sanırım buna post travmatik stres bozukluğu da diyebiliriz.

gerçi hem rüya dünyasının, hem gerçek dünyanın güçleri bir araya gelip, bizim bu kitabın içeriğine maruz kalmamızı engelliyor. ama kapaktan gelen lanet yine de bizi zehirlemeye devam ediyor.

tandoğan’dan çağlayan’a ipek ongun’la aydın bir türk kadını olmanın 16 yolu. öküz olmayın. insan olun.

ondan sonra gelsin tears naturale.

bir pıhtıdır yaşamak. stroke geçirdikten sonra yazacağım anıların başlığı bu olacak.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

hayatın anlamı, evet.


Viagra orgy leads to man's death *
Posted by David Pescovitz, February 27, 2009 2:09 PM

Serge Tuganov, 28, of Moscow, accepted a $4000+ bet from two women that he couldn't handle a 12-hour sex marathon with them. According to KTLA News, he won by downing a bottle of viagra. But right after the orgy, he died of a heart attack. No info on how many pills might in a "bottle." In fact, not much info in general. "Man Dies After 12 Hour Viagra Fueled Orgy" (Thanks, Derek Bledsoe!)


Jessemoya:
Well, of course he died. What else do you do with your life after you win a $4,000 bet by having sex with two women for 12 hours? Nothing! That's it, you're done. YOU WIN.

Bu da nesi?

dikkat!

 

ah, bu çünlük, hiçbir şey olmak ya da daha da kötüsü her şey olmak adına üzerine gereğinden fazla şey almıştır.


ne yazdıklarımın arkasından çekilirim ne de yazılanlara bel bağlayabilirim.. sabahın köründe karanlıklar içinden çıkıp kapıma dayanan adamların beynini patlatmak için bir silahım olsa ben de bebekler gibi uyurdum. tek dileğim, oyunun orta yerinde hata veren, yeniden başlayan nonoş bilgisayarıma organ nakli yapabilmek. üç kuruş kazanamazken üç kuruşumu almaya gelen kara adamlara haddini bildirme isteği ile dolup dolup taşarım.


takip ettiğim blogların birer birer yazmayı bırakmasını, ara vermesini üzerime almalı mıyım? ya da tadı tuzu kaçanlara "cık cık cık.. yakıştıramadım." mı demeliyim? her şey boş.. dağılın.. görecek bir şey kalmadı millet! ama yine de.. doktor, söyle bana: dudak parlatıcımı gece yatarken yastığımın altına koysam sabah kalktığımda dudaklarım daha dolgun olur mu? bu dudaklarla hırsıza bir tane koysam duvara yapışır, anasını babasını unutur mu? ha?


bir zamanlar özgün merhaba:


veee, hepinize elo melo sayın simciler ve de simcikler!


“boş boş boş” ve de “laf laf laf” görmek istiyorsanız doğru yerdesiniz. “ama ben burada yazılanları anlamıyorum.” diyenlere de şimdiden “uğurlar olsun.”


ayrıca, sûlsûl ve de tuuliaaa!

bir de buradan buyurun

Aralık 2016
P S Ç P C C P
« Eki    
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031  

dear stalker

takip etmek istersen..

ayrıca

rocassid [at]la ciimeyil nehrinin kıyısında dolaşmaya çıktı. burada hava güzel, gönlü ferah... uğrarsan orada olacak..

RSS “sizi kendime boğmak istiyorum” veya bir alt başlık olarak “polip’in intikamı”

  • Bir hata oluştu; besleme kapalı gibi görünüyor. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.

gezinenler var

  • 48,544 kere gezmişler

kedimi nasıl zehirliyorum..

en sevdiğim zehir üreticileri


en sevdiğim zehirler


bu aralar

%d blogcu bunu beğendi: